22 Nisan 2015 Çarşamba

Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Zararlı Maddeler!!

Görsel Alıntıdır (http://lookbio.ru)

Oldukça uzun bir başlığı olan ve içeriği de biraz uzun olan bir yazıyla karşınızdayım.:)
 Hem cilt hem vücut bakım ürünlerini alırken içeriğinde dikkat etmeye çalıştığım bazı maddeler var ve bunları bir yazıda toplayayım dedim.
Kullandığım tüm kozmetik ürünler temiz ve bu maddelerin hiç biri yok diyemem ama elimden geldiğince dikkatli olup, içerikleri okumadan almamaya çalışıyorum.
Buna benzer bir yazıyı yaklaşık 3 yıl önce yazmıştım ama eskisini de katarak tek bir yazıda toplayıp güncellemek istedim.
En bilinen zararlı madde Paraben ve bir çoğumuz ambalajında paraben free yazıyorsa aa ne güzel paraben yokmuş deyip alıyoruz.
İşte bu da bir pazarlama stratejisi paraben olmayan bir ürün pir-ü pak değil ki paraben yoksa mutlaka başka bir dolu zararlı madde içeriyordur.
Bir ürünün raf ömrü için mutlaka bir koruyucu madde olması gerekiyor ve ben çok fazla paraben içermesine takılmıyorum.
Çünkü en az paraben kadar hatta ondan bile zararlı olan maddeler var.
Sadece kremler, vücut bakım ürünleri değil makyaj ürünlerinin de içeriklerinde bir dolu zararlı maddeler bulunuyor.

Yine de önce Paraben ile başlayalım bir çok üründe paraben var hatta bazısında direkt paraben yerine (methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butyl- benzyl-parahydroxybenzoate) olarakta görebiliriz.

Peki Paraben hangi ürünlerde var derseniz bu oldukça uzun diyebilirim.
Sadece kozmetikte değil ilaç sanayisinde de paraben kullanılıyor.
Kozmetik ürünlerde genelde cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, çabuk kuruyan ojeler, şampuanlar, saç kremleri, güneş kremleri, traş jelleri hatta diş macunlarında bile olabiliyor.
Paraben genelde %0.1 ve %0.3 oranında kullanılmakta.

Silikonlar yani ambalajlar da yazan adlarıyla Dimethicone, Dimethicone Copolyol, Cyclomethicone işte bu madde bir çok kozmetik ürününde bulunuyor.
En başta şampuanlar da var ayrıca fondötenler, bazlar vb. ten ürünlerinin bir çoğunda bulunuyor.
Açıkcası her gün fondöten vb. ten makyaj ürünü kullanmadığım için içeriğinde silikon olmasına çok takılmıyorum.
Ama her gün kullandığım şampuan vb. günlük bakım ürünlerinde olmamasına dikkat ediyorum.

Petrol içeren ürünler yani Petrolium, Mineral Yağlar, Parafin, Petrolium Jelly ne yazık ki oldukça ucuz bir madde olduğu için nemlendiricilerde, dudak balmlarında, vücut kremlerinde, makyaj temizleme solüsyonlarında, rujlarda hatta göz çevresi kremlerinde bile bulunabiliyor.
Petrol türevi olan bu maddeler de kanser vb. hastalıklarla bağlantılı.

Talk ise Makyaj ve Vücut pudralarında bulunuyor hatta bebek pudralarında bile var.
Talk, kayalarının kazınması ve sonrasında işlenmesiyle elde edilen bir mineraldir. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz.
Zararı nedir derseniz akciğer hastalıklarına yol açabiliyor ve genital bölgede kullanıldığı zaman kısırlığa hatta yumurtalık kanserine bile sebebiyet verebiliyor.
Ben oğlum için Burt's Bees'in bebek pudrasını kullanmıştım içerisinde talk yok eğer ki bebeğiniz varsa ve bebek pudrası kullanıyorsanız mutlaka içeriğinde talk olup olmadığına dikkat ediniz.

Fitalatlar en çok ojelerde ve sentetik kokulu koruyucu olarak kullanılan bir madde yani parfüm, deodorant, saç spreylerinde de bulunabiliyor.

Zararları ise troid bozuklukları, göğüs kanseri ve hatta diyabet riskini arttırabiliyor.

DEA (Diethanolamine), TEA (Triethanolamine), MEA (Monoethanolamine) bu maddeler ise bir çok kozmetik ürününde var.

Günlük hayatta kullandığınız kozmetiklerin içerik kısmında bu maddelerden birine rastalayabilirsiniz.
Alerjik reaksiyona yol açabilen, böbrek ve karaciğer rahatsızlarına neden olabilen bir maddedir.

Triklosan maddesi daha çok el dezenfektanları, diş macunları, deodorantlar ve bazı anti bakteriyel sabunlarda görülebiliniyor.

Uzun süre kullanıldığında bakterilerin dayanıklılığını arttırıyor.

Formaldehit koruyucu maddelerden birisi hatta adı bazı ürünlerde formalin olarakta geçebiliyor.

Kanserojen etkisi yüksek bir madde, alerjiye de neden olabiliyor.
Yani paraben kadar zararlı bir madde diyebiliriz ve şampuanlarda, sabunlarda, ojeler hatta bazı kremlerde bile bulunabiliniyor.
Japonya ve İsviçre bu maddenin kozmetik amaçlı kullanımı yasaklamış.

Malesef en tehlikeli maddelerden biri de Alüminyum ve bu madde bir çok deodorant ve roll-on'da bulunuyor.

Meme kanseri riskini oldukça arttırdığı kanıtlanmış olduğu için olabildiğinde alüminyum içermeyen deodorantlar kullanmakta fayda var.

Propylene Glycol (PEG) bu maddede rujlarda, güneş kremleri ve banyo malzemelerinde yer alabiliyor.

Nemlendirici özelliğinden dolayı ürünlerin kurumasını engellemek amaçlı kullanılıyor.
Karaciğer ve böbrek üzerinde zararı olan ve deri, gözü tahriş edebilen bir maddedir.

Alpha-Hydroxy Acids (AHA) maddesi ise kozmetikte sıkça karşımıza çıkıyor.

Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alabiliyor.
AHA ölü deriyi soyan bir maddedir ve uygulama sonrası derinin güneş ışığına %50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızının arttığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği biliniyor.

SLS/SLES yani Sodium Laureth Sulfat ne yazık ki bir çok üründe karşımıza çıkan demirbaş maddelerden diyebilirim.

Bazı ürünlerde türevleri de yer alabiliyor ammonium laureth sulfate, sodium lauryl ether sulfate olarakta görebiliyoruz.
Bu maddenin ekstra bir temizleyici özelliği yok şampuan, duş jeli, traş köpüğü, diş macunu, cilt temizleme jelleri vb. ürünlerin daha fazla köpürmesi için kullanılıyor ama bazı nemlendiricilerde de sls bulunabiliyor.
Hatta halı şampuanları, oto şampuanları, bulaşık makinesi deterjanları, leke çıkarıcılar
Peki neden firmalar sls'yi kullanıyor derseniz çünkü üretimi ucuz, köpük miktarını arttırıyor ve emülsiyon özelliğinden dolayı fazla yağı ve kiri saçtan, deriden atıyor.
Bu maddenin ne gibi zararları var derseniz; çocuklarda göz gelişimini engelleyebiliyor, derinin zarar görmesine yol açıyor, cildin nemini kaybettirerek ciltte kuruluğa sebep oluyor, kalp ve ciğer gibi organlara gittiğinde iltihaba yol açabiliyor.
Dahası kök hücrelere zarar vererek saç dökülmesine yol açıyor ve son olarak aşırı cilt hassasiyetine, alerjiye neden oluyor.

Kurşun ise malesef bir çok makyaj ürününde yer alıyor hatta mineral içerikli bazı ürünlerde bile karşımıza çıkabiliyor.

Kısaca piyasada ki rujların yaklaşık %60'ı kurşun içeriyor, göz farları, pudralar vb. bir dolu makyaj ürününün kurşun ihtiva etme riski var.
Yani ucuz markalar kurşun içerir high end ürünler içermez diye bir kaide yok.

Dioksin maddesi ise her gün kullandığımız bazı ürünlerde karşımıza çıkıyor.

Bu madde kağıt sanayisinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor.
Yani evlerimizde kullandığımız tuvalet kağıtlarında, kağıt havular, peçeteler, bebek bezleri, kağıt tabak ve bardaklar, tamponlar, hijyenik pedler, kahve filtreleri, süt ve meyve suyu kartonlarında çok düşük dozda da olsa bir miktar diokstin bulunmakta.
Ve ABD çevre koruma ajansı (EPA) dioksinleri ''olası insan kansorejeni'' sınıfına almış bulunmakta.

Bir başka hayatımızın içerisinde olan madde ise ki kozmetikle çok alakası yok ama yinede yazmak istedim.

BPA yani Bisphenol A bu madde nelerde mi var en başka plastik su şişeleri, biberonlar, bazı gıda kapları, konserveler, kutu içecekler, CD'ler, elektronik eşyalar, diş dolgu malzemeleri, plastik mutfak malzemeleri vb. bir dolu yerde karşımıza çıkıyor.
Gerçi artık biberonların çoğu BPA içermiyor ama yine de bebeklere biberon, suluk alırken dikkatli olmakta fayda var.
Hatta öyle ki İsveç'te 3 yaşın altında çocukların kullandığı gıda ambalajlarında kullanılması yasaklanmış bulunmakta.

Dioksin ve BPA için diyebileceğim tek şey sanırım en azından cam şişe kullanmak, birkaç yıldır karton kutu süt, meyve suyu almak yerine cam şişede satılanları tercih ediyorum.

Kutu kola vs. almıyorum hatta son 1 yıldır asitli içecek tüketimini minimuma indirdim.
Konserve zaten alan biri değilim evde kendi konservesini yapanlardanım, kağıt bardakta asla sıcak çay, kahve tüketmem.
En azından birkaç zararlı üründen uzak durmak bile iyidir çünkü hepsini kullanmayıp, kaçmak imkansız gibi gözüküyor.:/

*****


Ürünlerin içerik listesinde maddeler yoğunluk oranına göre sıralanıyor bunu da hatırlatayım.


Biraz karamsar bir yazı oldu farkındayım bu yazıyı okuyunca hiç mi temiz ürün yok diyebilirsiniz.

Benim bu yazıyı yazmamda ki sebep mutlaka bir ürün alırken arkasında ki içerik yazısını okunmasının önemini hatırlatmak.
Bir çoğumuz bende dahil bazen ambalajın güzelliğine, bazen markanın ismine aldanıp içeriğine bakmadan alıveriyoruz.
İşte hatayı burada yapıyoruz mutlaka içerik bilgilerini okumalıyız evet tüm bu maddelerden kaçamayız ama en azından içeriği daha temiz ürünler alarak sağlığımızı tehlikeye atmamış oluruz.
Renkli kozmetikte zararlı içeriklerden kaçmak çok zor açıkcası her gün makyaj yapan birisi olmadığım için önceliğim daha çok günlük kullandığım bakım ürünlerinin içeriğinin olabildiğince temiz olması.
Tüm kullandığım ürünler temiz olmasa da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.


Son bir şey eğer alacağınız ürünlerin içeriği nasıldır, zararlı madde oranları nedir öğrenmek istiyorsanız www.cosdna.com sitesini öneririm.

Merak ettiğiniz ürünün adını yazıp search ederek içerikleri ve yanlarında yer alan kırmızı - sarı - yeşil gibi ibareler ile içeriğinin ne kadar zararlı veya olabildiğince iyi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Her ne kadar cosdna %100 güvenilir olmasa da yine de ilk baktığım sitelerden bir de www.paulaschoice.com var bu sitenin de beautypedia bölümü var.
Burada hem ürün yorumları hem de içerik bilgileri yer alıyor zaten paulaschoice'da 45.000 ürün hakkında yorum, bilgi bulabiliyorsunuz.
Eğer ki cosdna, paulaschoice gibi başka siteler varsa bildiğiniz yorum olarak bırakırsanız sevinirim.:)


20 yorum:

  1. Seviyorum böyle yazıları :) Hepsinin topluca olduğu kayıtları favorilere ekliyorum ki arada bakayım! Eline sağlık!!

    YanıtlaSil
  2. çok faydalı i yazı olmuş gerçekten
    peki bunların olmadığı banyo ve vücut ürünleri önerebilirmisiniz acaba?(nemlendirici,duş jeli,şampuan gibi)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, valla direkt bir marka diyemem mesela Kiehl's içeriği iyi markalardan diye bilinir ama ultra facial cleanser ürününü kullandım ve içeriğinde sls vardı.
      Bir çok blogger arkadaşımın kullandığı cryene ve moshosgarden ürünlerinin içerikleri temiz ama kullanmadım elimde ki ürünler bittiği vakit denemek istiyorum.
      Bu aralar Caudalie kullanıyorum içeriği bir çok markaya nispeten iyi diyebilirim yani size önerim misal nemlendirici mi alacaksınız tek tek internetten aklınızda ki markaların nemlendiricilerinin içeriklerine bakıp öyle almanızı önerebilirim.

      Sil
    2. ben şampuan olarak live clean kullanıyorum %98 bitkisel tavsiye ederim watsonsdan bulabilirsiniz. duş içinse rossmanlarda satılan wellness and beauty markası sls paraben mineral yağlar vs. içermiyor onu da bir deneyin derim..

      Sil
  3. Yazan ellerine saglik harika derlemissin ♡ Bu tarz yazilari hepimiz yazmaliyiz insanlarin secimlerinde yonlendirici rol oynuyoruz sonucta .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım:) Deneyerek, araştırarak bulup, kullanmaktan başka çaremiz yok ama dediğin gibi içeriği iyi ürünleri kullanıp yazmamız bir çok kişiyi temiz içerikli ürünlere yönlendirecektir.

      Sil
  4. Cok guzel bi yazi olmus ellerine saglik :) Yalniz Aha zararli bir icerik degil, o konuda yorum yapmak istedim. Alfa hidroksi asitler cilt uzerindeki olu tabakayi atan, cilt yenilenmesini hizlandiran bir icerik. Hatta kozmetik olarak siniflandirilmis urunlerde lekelere karsi gercekten etki edebilen sayili iceriklerden. Cildi gunese karsi hassaslastirdigi dogru, bu yuzden cok dikkatli kullanilmasi gerekiyor ve mutlaka gunes kremi ile beraber uygulanmasi gerekiyor. Yuzdesi ve beraberinde hangi urunlerin kullanildigi cok onemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Onur'cum:) AHA içerikli ürünlerde dediğin gibi kullanılan yüzde ve kullanım şekli önem arz ediyor.
      AHA içerikli ürün kullanıp iyi sonuç alan da var ama tam tersi durum yaşayan da zaten lekeleri önleyebilen, azaltan madde az.

      Sil
  5. önemli bir yazı sakin ve dinç kafayla okuyup not almayı düşünüyorum :)bu arada yeni yapmaya uğraştığım bloğuma izleyici olarak katılırsanız memnun olurum :) http://kozmetikpsikolojisi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şunu sormak istiyorum madem bu kadar tehlikeli ve zararlılar üretici firmalar bunun farkında değiller mi? farkındalarsa o zaman neden ingredients /içindekiler kısmına minicik minicik yazıyorlar? veyahutta gene bu zararlı maddeleri koyup ya yazmazlarsa arka kısmdaki içindekiler kısmına? yani bunu bilerek yazmayanlar ya varsa ya kandırılıyorsak ne olacak? pek çok koltuk altı roll on da alüminyum var. bu da meme kanseri yapıyomuş. peki bunu bilmeden mi koyuyorlar içine ? kafam çok karıştı :/ :(

      Sil
    2. Nivea'nın pure&natural serisinde alüminyum yok uzun süredir onu kullanıyorum.
      Sls içinde bazı firmalar dünya sağlık örgütünün onay verdiği kadar var diyorlar ama yine de paraben, sls vb. maddeler olan ürünleri almamaya özen gösteriyorum.
      Zaten piyasada içeriği temiz olan ürünler de mevcut sadece bir ürünü alırken içerik kısmını dikkatlice okumak lazım.

      Sil
  6. Çok güzel bir yazı olmuş. Çıktısını alıp, alışverişe çıkarken kullanmak lazım. Bilinçli bloggerların önayak olması şart. Yoksa millet kimde neyi görürse gözü kapalı alıyor.

    Bu arada paraben çocuk şuruplarında bile kullanılıyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol tatlım:) Malesef öyle ilaç sanayisinde koruyucu olarak paraben kullanılıyor tabi bunun bir de yüzdesi önemli onu bilemediğimiz için parabeni görünce tırsıyoruz.

      Sil
  7. Emek vermişsin eline sağlık. Ben de bir dönem çok meraklıydım, her içeriği araştırıyordum. Sonuç olarak parabenden olabildiğince kaçınmaya karar verdim. Mineral yağ ve talk konusunda ise güvenilir bir markanın bu malzemeleri kullanmasında sıkıntı olmadığını düşünüyorum çünkü iyisi de topraktan elde edilen, yeterince işlenip ayrıştırılırsa kansorejen maddelerden temizlenebilen ve bu haliyle zararlı olmayan maddeler. Bu yüzden belki de 2 liralık, markasız ürünleri alıp kullanmamak lazım. SLS konusunda da gayet pozitifim. SLS'nin tek kusuru çok sert bir köpürtücü/temizleyici olması. Cildim kuruyup tahriş olmuyorsa sırf SLS var diye bir üründen vazgeçmem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla şampuanımı değiştirdikten sonra saç diplerimde ki kaşıntı bitti sebebini sls içermeyen şampuan kullanmamaya başlamak olarak görüyorum.
      Cilt bakım ürünlerinde ucuz ürünler almam ama pahalı bir ürün alırken de içeriğine bakarım mesela bir süre önce blogda yazmıştım Clinique superdefense nemlendiricinin içerisinde petrolium denen madde var açıkcası ben bu maddenin olduğu bir kreme 180 lira vermem.
      Paraben, sls, aha gibi maddelerinin o ürünlerde kullanım yüzdesi önemli zaten içerik listesinde yoğun olan maddeler üst sıralarda yer alarak az çok anlaşılabiliniyor.

      Sil
  8. Bu yazının önünde şapka çıkarıyorum... Ellerinize, emeğinize sağlık!

    YanıtlaSil