Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2019 Pazar

Oriflame El Kremi


El kremi benim için vazgeçilmez ürünlerden biri yaz-kış olmazsa olmazım.
Kış aylarında daha yoğun yapılı kremleri tercih ediyorum ama yazın hafif yapılı, güzel nemlendiren kremler yeterli oluyor.
Bu aralar hem kokusu hem de kolayca emilen yapısıyla Oriflame'in bu el kremini sıkça kullanıyorum.


Yapısı losyon kıvamında ama cilt tarafından kolayca emiliyor, yağlı bir his bırakmıyor.
Kokusu ise mis gibi çok güzel zaten bugüne kadar kullandığım Oriflame'in el ve vücut ürünlerinin kokularını hep sevmişimdir.

Oriflame ürünlerini merak ediyorsanız ama çevrenizde Oriflame üyesi yoksa hiçbir ücret ödemeden Oriflame üyesi olabilirsiniz.
Eğer üyelik ile ilgili ayrıntıları merak ediyorsanız www.origuzellik.com sitesinin sahibesi sevgili Ayşe hanımdan bilgi alabilir ayrıca bu linkten üyelikle ilgili ayrıntıları görebilirsiniz.

9 Mayıs 2019 Perşembe

Oriflame Güzelliği



Oriflame 50 yılı aşkın bir süredir yenilikçi ve trend ürünleriyle kadınları güzelleştiren bir marka.
İsveç'li bir marka ve doğallığa, kaliteye önem veriyor hatta dünyada kozmetik ürünlerde doğal özleri kullanan ilk şirketlerden biri.
Benim de yıllardır zaman zaman denediğim ürünleri olan bir marka ve üyesi olmadığım için ürünlerine hemen ulaşmak pek kolay değil.



İnternette Oriflame ürünleri ile ilgili araştırma yaparken https://www.origuzellik.com/ sitesini buldum.
Her soruya içtenlikle cevap veren, ilgilenen bir sahibesi var sevgili Ayşe hanıma sizde Oriflame ile ilgili merak ettiklerinizi sorabilir, üyelik hakkında bilgi alabilirsiniz.
Hatta benim gibi çevrenizde Oriflame üyesi yoksa sipariş verebilirsiniz.

Sağlıklı ve Güzel Kalın...

28 Aralık 2017 Perşembe

Bitenler ( 40 )

Merhabalar:)
2017 yılının son Bitenler yazısı ile karşınızdayım, malesef aralık ayı boyunca pek fazla ürün bitiremedim hele makyaj ürünü hiç bitmedi umarım 2018 bol bol ürün bitirdiğim bir yıl olur.
Gelelim son 1 ayda bitirdiğim ürünlere:


Clinique 7 Day Scrub: Yıllardır bittikçe aldığım, severek kullandığım bir ürün ama bu sefer bitince yenisini almak yerine Shiseido Waso serisinin peelingini aldım bakalım bu ürün kadar memnun kalacak mıyım?

Bionnex Sensitiva Yüz Yıkama Jeli: Beğendiğim bir yüz yıkama jeliydi cildimi kurutması minimum seviyedeydi.

Bionnex Sensitiva Misel Su: Makyajı temizlemesi güzel bir üründü ama mükemmel, yeniden alacağım bir ürün diyemem.

Yves Rocher Çift Fazlı Makyaj Temizleyici: Bu üründe bittikçe aldıklarımdan indirimde denk gelince yeniden alırım.

Yves Rocher El Peelingi: Bu el peelinginden çok memnunum bitenin yerine yenisi hemen açıldı özellikle kış soğuğunda elleri yumuşacık yapıyor.

Bebe Vücut Kremi: Yaz için ağır gelen ama kış soğuğunda aşırı kuruyan cildimi yumuşacık yapan bir krem hatta bunun da yedeği var.

Darphin Hydraskin Light Nemlendirici: Yaz ve bahar aylarında çok memnun kaldığım bir kremdi kışın nemlendirmesi biraz yetersiz kalsa da genel olarak çok sevdiğim bir krem oldu.
Elimdeki nemlendiriciler bitince yeniden alabilirim.

Darphin Hydraskin Serum: Çok memnun kaldığım bir nem serumuydu malesef fiyatı biraz yüksek eğer güzel bir indirimde denk gelirsem yine alırım.

Splat Maximum Diş Macunu: Etkisini sevdiğim bir macun oldu ben Splat'ın bir de Ultracomplex diş macununu çok beğenmiştim eğer bu markadan diş macunu alacaksanız bu ikisinden birini almanızı tavsiye ederim.


17 Mart 2017 Cuma

Bee Beauty 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Özel Serisi


8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel çıkarttığı bu özel seriden bana da göndermişti ama ben yazmaya ancak fırsat bulabiliyorum.
Tasarımcı Başak Erdemir 4 farklı kadın çizdi ve her kadın için ayrı hikaye yazdı.



Sıvı El Sabunu - Mia, Utangaç ama bir o kadar da cesur.
Grubun en beceriklisi, arkadaşlarının değerlisi Mia tam bir aşk kadını.

Şekerli bir kokusu var, elleri temizlerken nemlendiriyor ben özellikle kokusunu çok sevdim.
350 ml ve fiyatı 6.90


Vücut Spreyi - Zoe, Sakin ve huzur dolu bir karaktere sahip, yeşile ve doğaya tutkun bir kitapkurdu.

Şekerli kokuları sevenlerin çok beğeneceği bahara yakışan bir kokusu var.
200 ml ve satış fiyatı 12.90


Duş Jeli - Luna, Alametifabrikası renk renk saç bantları, kendisi grubun en süslü kadını... arkadaşlarının inatçısı kendinden emin tatlı lunası.

Cildi hem nemlendiren hem de güzelce temizleyen, kalın yapılı, buram buram meyve kokan ve kokusu kısa bir sürede olsa kalan bir duş jeli.
250 ml ve satış fiyatı 9.90



Vücut Kremi - Noa, Şu hayatta en sevdiği şey upuzun saçları aynı zamanda dünyanın en ketum akdını, arkadaşlarının güvenilir sadık sabırlı biricik Noa'sı.

Bu da şekerli bir kokuya sahip ama ağır değil ve kokusu uzun süre kalmıyor.
Nemlendirmesi ise eğer cildiniz çok kuru değilse yeterli gelecektir, cilt tarafından kolayca emilen aşırı yoğun olmayan bir yapısı var.
200 ml ve satış fiyatı 9.90

Sınırlı üretim olan bu seriye ait ürünleri Mart ayı boyunca tüm Gratis mağazalarında bulabilirsiniz.




*Ürünler Gratis tarafından denemem için gönderilmiştir.







23 Ocak 2017 Pazartesi

Bee Beauty Miss Violette Parfüm


Bee Beauty sadece Gratis mağazalarında satılan bir marka ve bugünün konuğu da Bee Beauty'nin parfümü oluyor.
Çok şık, zarif bir şişesi ve rengi var ama koku olarak benim gibi beyaz tenli biri için daha çok kışa uyan bir parfüm diyebilirim.
Üst notalarında armut ve frenk üzümü, orta notalarında iris, yasemin ve portakal çiçeği, alt notalarında ise paçuli, tonka fasülyesi, pralini ve vanilya bulunuyor.
İçeriğinde yasemin ve armut bulunan parfümleri çok seviyorum ama bu parfümün içinde vanilya olmasından dolayı pek kendime yakıştıramadım.
Ama annem buğday tenli ve onda bu koku daha hoş durdu sanırım Miss Violette koku olarak beyaz tenlilerden çok buğday ve esmer tenlilere yakışacak.


Oldukça yoğun bir kokuya sahip, bir-iki fıs yetiyor ama bana göre yaz ayları için ağır kaçacak bir kokusu var.
Kalıcılığı orta yani 7-8 saat sonra koku uçup gidiyor, tazeleme ihtiyacı hissediliyor.

50 ml'lik bir gramajı var ve fiyatı 25 TL, tüm Gratis mağazalarında bulabilirsiniz.



*Ürün Gratis tarafından denemem için gönderilmiştir.



8 Aralık 2016 Perşembe

Yves Rocher Dünya Bahçelerinden Roll-on Deodorant - İspanya Narı


Birkaç yıldır alüminyum içermeyen roll-on&deodorant kullanmaya özen gösteriyorum.
Bu ürünü almadan önce Nivea'nın Pure&Beauty serisini kullanıyordum malesef satıştan kaldırılınca bende yeni ürün arayışına girdim.
Yves Rocher'ın alüminyum tuzu ve paraben içermeyen 2 farklı roll-on'u var biri bu gördüğünüz İspanya Narı kokulu olanı diğeri ise Yeşil Çay Özlü ben kokusundan dolayı Narlı'yı aldım.
Hoş, hafif, çok kalıcı olmayan bir kokusu var tabi anti-perspirant olmadığı için terlemeyi önlemek gibi bir özelliği yok.
Ama ter kokusunu gizlemesi güzel bir özelliği tabi bu arada aşırı terleyen biri olmadığımı bu yüzden de terleme önleyici ürünler kullanmadığımı belirteyim.

Ben aldığımdan beri severek kullanıyorum eğer aşırı terleyen biri değilseniz, anti-perspirant özellik sizin için önemli değilse ve alüminyum içermeyen ürünler kullanmaya özen gösteriyorsanız Yves Rocher'ın bu roll-on'larına bir bakın.
İndirimsiz fiyatı 12.90 ben 2 ürün 19.90'lık bir kampanyada 2 tane Nar Kokulusunu almıştım.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Urban Decay Naked Palet



Urban Decay'ın Naked 3 paletini kullandıkça Naked'a da gözümü dikmiştim amma velakin ülkemizde olmadığı için almayı erteliyordum.
Fakat Sephora Urban Decay'ı getirince ilk işim Naked paleti almak oldu.
Aslında içerisinde ki bronz tonlar benim hiç tercih etmediğim renkler olsa da bu palet bana o kullanmadığım renkleri bile sevdirdi.:)






Paketin içerisinden bir de bu gördüğünüz Urban Decay'ın en sevilen ürünlerinden biri olan Primer Potion far bazının 4 farklı çeşidinin testerı çıkıyor.
Bende tam boyu da olan bir ürün ve bence de piyasada ki en iyi far bazlarından biri diyebilirim.
Bu paletin bir başka sevdiğim yanı ise kadife kaplı ambalajı evet çabuk tozlanıyor, kiri belli ediyor ama duruşunu çok asil buluyorum.:)





Paletin içerisinde ki her renk ayrı güzel açık renkleri daha sık kullansam da koyu renkleri de severek kullanıyorum.
Ayrıca paletin içinden çift taraflı bir far fırçası çıkıyor pek kullanmayı tercih etmesem de mecbur kalındığında fena iş görmüyor.
Ve içerisinde küçük bir aynası var açıkcası Naked 3'ün kocaman, tüm kapağı kaplayan aynasından sonra bu biraz minicik kalıyor.
Naked palette 12 renk mevcut ama renklerin çoğu sedefli ve ışıltılı mat renkler ise sadece 2 tane yani eğer ki sedefli, ışıltılı farları sevmiyorsanız bu palet pek size göre değil.



Virgin: Açık bej, soğuk tonlu bir renk satin yapıda
Sin: Işıltılı, pembe tonlu bir renk
Naked: Mat, açık renkli bir bej
Sidecar: Bronz, bej karışımı simli bir renk ama ne yazık ki simleri çok belirgin ve dökülüyor.
Buck: Çok güzel bir mat kahverengi
Half Baked: Işıltılı, sıcak bir altın&bronz karışımı
Smog: Shimmer yapıda bronz&kahve
Darkhorse: Shimmer yapıda içerisinde altın ışıltıları olan bir kahve
Toasted: Pembe&kahve karışımlı ışıltılı bir renk
Hustle: Bordo, mürdüm karışımı ışıltılı bir kahve 
Creep: Gümüş ışıltılı bir siyah
Gunmetal: Işıltılı mavi tonlu bir gri

Soldan sağa: Virgin, Sin, Naked, Sidecar, Buck, Half Baked


Soldan sağa: Smog, Darkhorse, Toasted, Hustle, Creep, Gunmetal

Swatchlar bazsız yapılmıştır...

Smog ve Half Baked hariç her rengi sıkça kullanıyorum ama bu o renkleri hiç kullanmıyorum demek değil daha az kullanıyorum.
Dediğim gibi bu palet beni kahvelere, bronzlara ısındırdı açıkcası iyi ki almışım dediğim bir palet oldu.
Farların pigmentasyonu çok başarılı, biraz tozutma sorunu var ve eğer ki baz ile kullanırsanız hem kalıcılığını daha da arttırabilirsiniz hem de renkler çok daha canlı durur.

Naked paletler Sephora'larda 165-170 lira civarında satılıyor eğer ki %20 indirim kuponunuz varken alırsanız biraz daha uyguna gelir.







30 Temmuz 2015 Perşembe

Dr. Wheatgrass Antioxidant Rich Superbalm


Sevgili Ümmühan'ın #guzelligimizannemizden etkinliğinde tanıştığım bir markanın ürünü ile karşınızdayım.
Aslında bu ürün kozmetikten çok sağlık ürünü diyebilirim ama bir çok derde deva olan bir ürün.
Buğday Çimi Suyu içeren bir doğal bir krem ve kullanım alanı oldukça geniş zaten bu yazı oldukça uzun bir yazı olacak ve okuyan herkese şimdiden teşekkürü bir borç bilirim.:)
Ürünün içeriğinde A, C ve E vitaminleri, fitosteroller, biyoflanoidler ve amino asitler sayesinde pürüzlü ciltlere canlılık veriyor.
Bu ürünün nerelerde kullanıldığına gelirsek:

Molluskum
Sedef
Egzama
Zona 
Saç Derisi Çatlaklarında ve Yaralarında
Kuru Cilt Problemlerinde
Pul Pul Dökülen Ciltlerde
Cilt Kızarıklıklarında
Dudak Çatlaklarında
Pişiklerde
Her Türlü Yara özellikle Şeker hastalarında geçmeyen inatçı yaralarda
Ayak ve Topuk Bakımında
Parmak Arası ve Genital Bölgede oluşabilen kaşıntılarda
Uzun süre Steroid tedavisine maruz kalmış ciltlerde
Güneş Yanıklarında
Hafif ve Ciddi Yanıklarda
Yaralanma durumlarında acil Kanama durdurucu olarak
Traştan Sonra
Ayak Mantarında
Yumuşak Doku Zedelenmelerinde
Şişlik Önleyici(Hematom)
Cilt üzerinde oluşan morarmaları geçirici
Ödem Çözücü
Kas Kramplarında
Topuk Dikeni Tedavisinde
Omuz Sıkışmaları
Burkulan Ayak Bilekleri
Tenisçi Dirseği Hastalığında
Kasık Ağrıları
Uzun süre ayakta kalındığında ayak ve bacakları rahatlatıcı olarak kullanılır.
Ağda sonrası ciltte oluşabilecek Yanık, Tahriş, Sivilce, Kızarıklık ve Ağrı gibi problemlerde
Anal Fissür (Makat Çatlağı)
Hamilelikte çatlak oluşmaması için
Emziren Anneler göğüs uçlarında oluşan çatlaklar için de güvenle kullanabilir.
Leke ve çatlak izlerinde
Felç geçirmiş hastalarda düzenli kullanım sonrasında fayda sağlandığı gözlemlenmiştir.

İşte bu kadar probleme iyi geldiğini vaat ediyor tabi ben kendi sorunlarımda denedim ve cidden memnun kaldım.
Öncelikle sıkça boyun ağrısı çeken biri olduğumu belirteyim.
12 yıl önce zor bir boyun ameliyatı geçirdiğim için ne zaman uzun süre ayakta kalsam, yorulsam hemen boynum tutulur ve sırtım ağrır.
İşte bu ürünü masaj yaparak cilde yedirdiğiniz zaman ağrıyı minimuma indiriyor hatta ağrı kesici içmeme gerek bile kalmıyor.

Ve bir başka problemim ise dönem dönem sağ elimin işaret ve orta parmağımda oluşan egzamayı 3-4 gün üst üste kullandığımda tamamen yok etmesine çok sevindim.
Ne kadar eczanelerde satılan kremleri kullansam da asla hemen geçmezdi ama Superbalm sayesinde çabucak geçti.
Eğer olur da yine egzama sorunu yaşarsam süreceğim kremim belli.

Eşimin elleri ve dirseğine kadar olan bölgede yaklaşık 1 senedir kızarıklık var.
Kışın soğuktan yazın ise güneşten özellikle güneş kremi kullanmadığı zaman daha kötü oluyor.
Hatta öyle ki cildiye doktoruna gittiğinde verilen kremler bile pek işe yaramamıştı bu ürün elime geçince bir de bunu dene dedim.
Ve 4-5 günlük kullanımın sonunda kaşıntısı gitti, kızarıklık yavaş yavaş kayboldu.

Ayrıca düşme ve çarpmalardan oluşan morlukları hafifletme konusunda da etkisini gördüm.
Hem kendimde hem oğlumda denedim ve gerçekten işe yarıyor.
Eğer ki hareketli bir çocuğunuz varsa bir yerlerini incitmesi, morartması kaçınılmaz oluyor.
Tabi çocuğunuz düşüp, bir yerini incittiğinde telaşe yapmayıp morarmaya başlayan yere bu kremi sürerseniz bir süre sonra yoğun bir morluk olmadığını göreceksiniz.
Hatta ertesi gün vurulan yerde geçmeye başlayan bir morarma gibi bir görüntü görürseniz şaşırmayın.



Kıvamı losyonla krem arasında ve malesef biraz kötü bir kokusu var yani her zaman kullandığım kozmetikler gibi mis kokulu bir ürün değil.
Ama bu ürünün amacı tedaviye yönelik olduğu için misler gibi kokmamasının pekte umurumda olmadığını söyleyebilirim.
Yağ içermeyen, leke bırakmayan ve en önemlisi hayvanlar üzerinde test edilmemiş bir ürün.

Ürünü incelemek için Tyana Kozmetik'in sitesine bakabilirsiniz.


23 Haziran 2015 Salı

Karışık Alışveriş

Son birkaç hafta içerisinde aldığım ufak tefek ürünler oldu işte aldıklarım:)


Yves Rocher'da geçen hafta sonu indirimli ürünler de dahil olmak üzere ekstra %15 indirim olunca uzun zamandır almak istediğim bu minik pudra&fondöten fırçasını aldım.
Eşime de traş sonrası balsam alınca miss kokulu peelingi hediye ettiler.
Yves Rocher'ın bu hediyeli kampanyalarına bayılıyorum.:)

Kullandığım kaş kalemim bitmek üzere olunca ve daha açık tonlarda küllü bir renk istediğim için bir de MAC'e bakmak istedim.
Ve aradığım gibi kızıllık içermeyen, doğal duran bir renk buldum ve MAC'in asansörlü kaş kaleminden aldım.

The Body Shop'un birkaç mağazasına bakıp bulamadığım hatta herhalde bulamayacağım diye umudu kestiğim çok beğenilen papatya özlü makyaj temizleme yağını Aqua Florya mağazasında bulunca hemen aldım.:)

Yine H&M'nin indirimden dolayı kalmayan, bulamadığım allıklarını da Aqua Florya H&M'de bulunca iki rengini aldım.
Şimdilik renklerini, dokusunu baya bir beğendim hele bir de tanesi 3 liraya almış olunca daha bir sevdim.:)

Tüm ürünlerin yazısı ilerleyen zamanlarda blogda olacak ama ilk önce şunu yaz dediğiniz bir ürün varsa yorum bırakın en kısa sürede yazmaya çalışırım.:)



11 Haziran 2015 Perşembe

Couleurs by Qnet Allık - 71 Pembe Zehir





Couleurs henüz çok yeni bir marka ve Türk malı hatta üreticisi Pinkar yani Pastel'i de üreten firma diyeyim.
Markanın adı Fransızca Renk anlamına geliyor ve ürünler doğrudan satış yöntemi ile satılıyor.
 Bende bu markanın ürünleriyle sevgili Ümmühan'ın düzenlediği #guzelliğimizannemizden etkinliği sayesinde tanıştım.
Bizlere çok güzel bir paket vermişlerdi ve bu paketten çıkan ürünlerden birisi de bu gördüğünüz allık idi.
Ürün kauçuk, şık bir ambalajda geliyor bana Nars'ın ambalajlarını anımsattı ama aynı Nars'ın ambalajları gibi çabucak kirlenmeye müsait bu yüzden dikkatli kullanmaya çalışıyorum.




Allığın oldukça yumuşak bir yapısı var ve pigmentasyonu oldukça iyi tek fırça darbesiyle rengini gayet güzel veriyor.
4 farklı renk seçeneği olan allıkların bende ki rengi 71 numarası adı pembe zehir olarak geçiyor.
Çok hoş bir pembe&şeftali ve sedefli bir yapısı var, ışıltılı bir görünürüm veriyor.
11 gramlık oldukça büyük, kolay kolay bitmeyecek bir allık açıkcası bu allığı bitirmem herhalde 6-7 yıl sürer.:)
Ben Real Tecniques'in allık fırçası ile uyguluyorum hafifçe dağıtınca ortaya çok hoş bir görüntü çıkıyor.
Ayrıca sedefli yapısından dolayı ekstradan aydınlatıcı sürmeye gerek kalmıyor.
Kalıcılığı ise oldukça iyi en az 5-6 silinmeden, bozulmadan ciltte kalıyor.



Rengi ve duruşu itibariyle tam yazın kullanmalık bir allık olduğunu düşünüyorum.

Allığın fiyatı 30 tl ve Qnet'in sayfasından hem ürünleri inceleyebilir hem de satın alabilirsiniz.








22 Mayıs 2015 Cuma

Küçük Bir Yurtdışı Alışverişi


Birkaç gün önce Londra'dan arkadaşım gelirken siparişlerimi de getirdi.
Ufacık, 3 parçalık ama ülkemizde bulunmayan 3 ürünlük bir alışverişim oldu.
Maybelline Color Tattoo'ların yeni serisi Leather Effect'ten iki renk sipariş etmiştim sağolsun o da Superdrug'tan aldı.
Vintage Plum ve Creamy Beige renklerini aldım ve elime gelince her ikisinin de renklerine bayıldım.:)
Sterlin'in fazlaca yükselmesinden dolayı farların tanesi 20 liraya geldi ama ülkemizde olmadığı için ve gelmeme ihtimalini düşününce 20 lira çok gelmedi.:)

Real Techniques'in yeni satışa çıkan fırçalarından birini Sculpting Brush'ı ise Real Techniques'in kendi sitesinden sipariş etmiştim.
Adres olarakta arkadaşımın Londra adresini verinde fırçada oraya gitti kargo dahil Türk Lirasıyla 30 liraya almış oldum.
Aslında aklımda birkaç fırça daha vardı ama kendimi tuttum ve sadece en merak ettiğimi aldım.

Hem farların hem de fırçanın yazısı en kısa zamanda blogda olacak.
Umarım bu ürünler yakında ülkemize de gelir çünkü farlar mat ve çok hoşuma gitti eğer ülkemize gelirse diğer renklerini de alabilirim.

24 Nisan 2015 Cuma

Avon Ultra Colour İndulgence Ruj - Honey Flower





Avon'un yeni satışa çıkan bu ruj serisinde birbirinden güzel, canlı renkler var.
Bende içlerinden Honey Flower renginin testerını deneyip, beğenince bu rengi almaya karar verdim.
Zaten Avon'un makyaj ürünleri içerisinde sanırım rujları açık ara önde çünkü şu zamana kadar Avon'un beğenmediğim ruju olmadı.
Bu ruju da beğendim yapısı yumuşak, dudakları gayet iyi nemlendiriyor, kalıcılığı çok iyi olmasa da 3-4 saat kadar silinmeden, bozulmadan kalıyor.


Rengi ise içerisinde hafiften kahvelik barındıran pembe&şeftali tonlu diyebilirim.
Dudakta duruşu çok doğal yani bana göre sade, güzel bir nude eğer ki bu tonları seviyorsanız eminim sıkça kullanacağınız bir ruj olurdu.

Rujun indirimsiz satış fiyatı 24 lira %50 indirimde denk geldiğinizde mutlaka deneyin derim.:)


22 Nisan 2015 Çarşamba

Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Zararlı Maddeler!!

Görsel Alıntıdır (http://lookbio.ru)

Oldukça uzun bir başlığı olan ve içeriği de biraz uzun olan bir yazıyla karşınızdayım.:)
 Hem cilt hem vücut bakım ürünlerini alırken içeriğinde dikkat etmeye çalıştığım bazı maddeler var ve bunları bir yazıda toplayayım dedim.
Kullandığım tüm kozmetik ürünler temiz ve bu maddelerin hiç biri yok diyemem ama elimden geldiğince dikkatli olup, içerikleri okumadan almamaya çalışıyorum.
Buna benzer bir yazıyı yaklaşık 3 yıl önce yazmıştım ama eskisini de katarak tek bir yazıda toplayıp güncellemek istedim.
En bilinen zararlı madde Paraben ve bir çoğumuz ambalajında paraben free yazıyorsa aa ne güzel paraben yokmuş deyip alıyoruz.
İşte bu da bir pazarlama stratejisi paraben olmayan bir ürün pir-ü pak değil ki paraben yoksa mutlaka başka bir dolu zararlı madde içeriyordur.
Bir ürünün raf ömrü için mutlaka bir koruyucu madde olması gerekiyor ve ben çok fazla paraben içermesine takılmıyorum.
Çünkü en az paraben kadar hatta ondan bile zararlı olan maddeler var.
Sadece kremler, vücut bakım ürünleri değil makyaj ürünlerinin de içeriklerinde bir dolu zararlı maddeler bulunuyor.

Yine de önce Paraben ile başlayalım bir çok üründe paraben var hatta bazısında direkt paraben yerine (methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butyl- benzyl-parahydroxybenzoate) olarakta görebiliriz.

Peki Paraben hangi ürünlerde var derseniz bu oldukça uzun diyebilirim.
Sadece kozmetikte değil ilaç sanayisinde de paraben kullanılıyor.
Kozmetik ürünlerde genelde cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, çabuk kuruyan ojeler, şampuanlar, saç kremleri, güneş kremleri, traş jelleri hatta diş macunlarında bile olabiliyor.
Paraben genelde %0.1 ve %0.3 oranında kullanılmakta.

Silikonlar yani ambalajlar da yazan adlarıyla Dimethicone, Dimethicone Copolyol, Cyclomethicone işte bu madde bir çok kozmetik ürününde bulunuyor.
En başta şampuanlar da var ayrıca fondötenler, bazlar vb. ten ürünlerinin bir çoğunda bulunuyor.
Açıkcası her gün fondöten vb. ten makyaj ürünü kullanmadığım için içeriğinde silikon olmasına çok takılmıyorum.
Ama her gün kullandığım şampuan vb. günlük bakım ürünlerinde olmamasına dikkat ediyorum.

Petrol içeren ürünler yani Petrolium, Mineral Yağlar, Parafin, Petrolium Jelly ne yazık ki oldukça ucuz bir madde olduğu için nemlendiricilerde, dudak balmlarında, vücut kremlerinde, makyaj temizleme solüsyonlarında, rujlarda hatta göz çevresi kremlerinde bile bulunabiliyor.
Petrol türevi olan bu maddeler de kanser vb. hastalıklarla bağlantılı.

Talk ise Makyaj ve Vücut pudralarında bulunuyor hatta bebek pudralarında bile var.
Talk, kayalarının kazınması ve sonrasında işlenmesiyle elde edilen bir mineraldir. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz.
Zararı nedir derseniz akciğer hastalıklarına yol açabiliyor ve genital bölgede kullanıldığı zaman kısırlığa hatta yumurtalık kanserine bile sebebiyet verebiliyor.
Ben oğlum için Burt's Bees'in bebek pudrasını kullanmıştım içerisinde talk yok eğer ki bebeğiniz varsa ve bebek pudrası kullanıyorsanız mutlaka içeriğinde talk olup olmadığına dikkat ediniz.

Fitalatlar en çok ojelerde ve sentetik kokulu koruyucu olarak kullanılan bir madde yani parfüm, deodorant, saç spreylerinde de bulunabiliyor.

Zararları ise troid bozuklukları, göğüs kanseri ve hatta diyabet riskini arttırabiliyor.

DEA (Diethanolamine), TEA (Triethanolamine), MEA (Monoethanolamine) bu maddeler ise bir çok kozmetik ürününde var.

Günlük hayatta kullandığınız kozmetiklerin içerik kısmında bu maddelerden birine rastalayabilirsiniz.
Alerjik reaksiyona yol açabilen, böbrek ve karaciğer rahatsızlarına neden olabilen bir maddedir.

Triklosan maddesi daha çok el dezenfektanları, diş macunları, deodorantlar ve bazı anti bakteriyel sabunlarda görülebiliniyor.

Uzun süre kullanıldığında bakterilerin dayanıklılığını arttırıyor.

Formaldehit koruyucu maddelerden birisi hatta adı bazı ürünlerde formalin olarakta geçebiliyor.

Kanserojen etkisi yüksek bir madde, alerjiye de neden olabiliyor.
Yani paraben kadar zararlı bir madde diyebiliriz ve şampuanlarda, sabunlarda, ojeler hatta bazı kremlerde bile bulunabiliniyor.
Japonya ve İsviçre bu maddenin kozmetik amaçlı kullanımı yasaklamış.

Malesef en tehlikeli maddelerden biri de Alüminyum ve bu madde bir çok deodorant ve roll-on'da bulunuyor.

Meme kanseri riskini oldukça arttırdığı kanıtlanmış olduğu için olabildiğinde alüminyum içermeyen deodorantlar kullanmakta fayda var.

Propylene Glycol (PEG) bu maddede rujlarda, güneş kremleri ve banyo malzemelerinde yer alabiliyor.

Nemlendirici özelliğinden dolayı ürünlerin kurumasını engellemek amaçlı kullanılıyor.
Karaciğer ve böbrek üzerinde zararı olan ve deri, gözü tahriş edebilen bir maddedir.

Alpha-Hydroxy Acids (AHA) maddesi ise kozmetikte sıkça karşımıza çıkıyor.

Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alabiliyor.
AHA ölü deriyi soyan bir maddedir ve uygulama sonrası derinin güneş ışığına %50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızının arttığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği biliniyor.

SLS/SLES yani Sodium Laureth Sulfat ne yazık ki bir çok üründe karşımıza çıkan demirbaş maddelerden diyebilirim.

Bazı ürünlerde türevleri de yer alabiliyor ammonium laureth sulfate, sodium lauryl ether sulfate olarakta görebiliyoruz.
Bu maddenin ekstra bir temizleyici özelliği yok şampuan, duş jeli, traş köpüğü, diş macunu, cilt temizleme jelleri vb. ürünlerin daha fazla köpürmesi için kullanılıyor ama bazı nemlendiricilerde de sls bulunabiliyor.
Hatta halı şampuanları, oto şampuanları, bulaşık makinesi deterjanları, leke çıkarıcılar
Peki neden firmalar sls'yi kullanıyor derseniz çünkü üretimi ucuz, köpük miktarını arttırıyor ve emülsiyon özelliğinden dolayı fazla yağı ve kiri saçtan, deriden atıyor.
Bu maddenin ne gibi zararları var derseniz; çocuklarda göz gelişimini engelleyebiliyor, derinin zarar görmesine yol açıyor, cildin nemini kaybettirerek ciltte kuruluğa sebep oluyor, kalp ve ciğer gibi organlara gittiğinde iltihaba yol açabiliyor.
Dahası kök hücrelere zarar vererek saç dökülmesine yol açıyor ve son olarak aşırı cilt hassasiyetine, alerjiye neden oluyor.

Kurşun ise malesef bir çok makyaj ürününde yer alıyor hatta mineral içerikli bazı ürünlerde bile karşımıza çıkabiliyor.

Kısaca piyasada ki rujların yaklaşık %60'ı kurşun içeriyor, göz farları, pudralar vb. bir dolu makyaj ürününün kurşun ihtiva etme riski var.
Yani ucuz markalar kurşun içerir high end ürünler içermez diye bir kaide yok.

Dioksin maddesi ise her gün kullandığımız bazı ürünlerde karşımıza çıkıyor.

Bu madde kağıt sanayisinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor.
Yani evlerimizde kullandığımız tuvalet kağıtlarında, kağıt havular, peçeteler, bebek bezleri, kağıt tabak ve bardaklar, tamponlar, hijyenik pedler, kahve filtreleri, süt ve meyve suyu kartonlarında çok düşük dozda da olsa bir miktar diokstin bulunmakta.
Ve ABD çevre koruma ajansı (EPA) dioksinleri ''olası insan kansorejeni'' sınıfına almış bulunmakta.

Bir başka hayatımızın içerisinde olan madde ise ki kozmetikle çok alakası yok ama yinede yazmak istedim.

BPA yani Bisphenol A bu madde nelerde mi var en başka plastik su şişeleri, biberonlar, bazı gıda kapları, konserveler, kutu içecekler, CD'ler, elektronik eşyalar, diş dolgu malzemeleri, plastik mutfak malzemeleri vb. bir dolu yerde karşımıza çıkıyor.
Gerçi artık biberonların çoğu BPA içermiyor ama yine de bebeklere biberon, suluk alırken dikkatli olmakta fayda var.
Hatta öyle ki İsveç'te 3 yaşın altında çocukların kullandığı gıda ambalajlarında kullanılması yasaklanmış bulunmakta.

Dioksin ve BPA için diyebileceğim tek şey sanırım en azından cam şişe kullanmak, birkaç yıldır karton kutu süt, meyve suyu almak yerine cam şişede satılanları tercih ediyorum.

Kutu kola vs. almıyorum hatta son 1 yıldır asitli içecek tüketimini minimuma indirdim.
Konserve zaten alan biri değilim evde kendi konservesini yapanlardanım, kağıt bardakta asla sıcak çay, kahve tüketmem.
En azından birkaç zararlı üründen uzak durmak bile iyidir çünkü hepsini kullanmayıp, kaçmak imkansız gibi gözüküyor.:/

*****


Ürünlerin içerik listesinde maddeler yoğunluk oranına göre sıralanıyor bunu da hatırlatayım.

Biraz karamsar bir yazı oldu farkındayım bu yazıyı okuyunca hiç mi temiz ürün yok diyebilirsiniz.

Benim bu yazıyı yazmamda ki sebep mutlaka bir ürün alırken arkasında ki içerik yazısını okunmasının önemini hatırlatmak.
Bir çoğumuz bende dahil bazen ambalajın güzelliğine, bazen markanın ismine aldanıp içeriğine bakmadan alıveriyoruz.
İşte hatayı burada yapıyoruz mutlaka içerik bilgilerini okumalıyız evet tüm bu maddelerden kaçamayız ama en azından içeriği daha temiz ürünler alarak sağlığımızı tehlikeye atmamış oluruz.
Renkli kozmetikte zararlı içeriklerden kaçmak çok zor açıkcası her gün makyaj yapan birisi olmadığım için önceliğim daha çok günlük kullandığım bakım ürünlerinin içeriğinin olabildiğince temiz olması.
Tüm kullandığım ürünler temiz olmasa da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.


Son bir şey eğer alacağınız ürünlerin içeriği nasıldır, zararlı madde oranları nedir öğrenmek istiyorsanız www.cosdna.com sitesini öneririm.

Merak ettiğiniz ürünün adını yazıp search ederek içerikleri ve yanlarında yer alan kırmızı - sarı - yeşil gibi ibareler ile içeriğinin ne kadar zararlı veya olabildiğince iyi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Her ne kadar cosdna %100 güvenilir olmasa da yine de ilk baktığım sitelerden bir de www.paulaschoice.com var bu sitenin de beautypedia bölümü var.
Burada hem ürün yorumları hem de içerik bilgileri yer alıyor zaten paulaschoice'da 45.000 ürün hakkında yorum, bilgi bulabiliyorsunuz.
Eğer ki cosdna, paulaschoice gibi başka siteler varsa bildiğiniz yorum olarak bırakırsanız sevinirim.:)


21 Nisan 2015 Salı

Fondötenimiz Nasıl Pürüzsüz Durur!


Görsel alıntıdır.

Pürüzsüz gözüken bir ten her kadının istediği birşeydir bunun için de fondötenimizin pürüzsüz, mükemmel durması gerekir.
Peki cildimizde ki tüm kusurların kapandığı, kadife gibi gözüken bir cilt için neler yapmalıyız, fondötenimizi nasıl uygulamalıyız?

Önce cildimizin temiz olması gerekiyor ve mutlaka yaz olsun kış olsun nemlendirici sürmeyi ihmal etmiyoruz.
Özellikle kuru ciltler mutlaka fondöten öncesinde cildini iyice nemlendirmeli ki fondöten pul pul kötü bir görüntü oluşturmasın.
Ve mutlaka nemlendiriciyi sürdükten sonra cildimizin emmesi için 3-4 dakika kadar bekleyin ondan sonra ten makyajına başlayın.
Tabi bir de mutlaka haftada iki kez cildimize peeling yapmayı, nem maskesi uygulamayı ihmal etmemeliyiz.
Eğer ki yağlı bir cildiniz varsa kil maskesi de önem arz ediyor.
Ben her gün yoğun ten makyajı yapmadığım için fondöten kullanacağım zaman mutlaka öncesinde Clinique 7 day scrub ile cildimi arındırıyorum.
O kadar hafif yapılı bir ürün ki granülleri az, yapısı kremsi bu yüzden cildimi çizmeden temizliyor.
Ve peeling sonrası fondötende cildimde çok güzel duruyor.

Eğer ki cildiniz yağlı veya yağlıya dönük karma ise primer yani baz kullanmanızda fayda var.
Bir çok markanın bazları mevcut cildim yağlı olmadığı için pek baz kullanmıyorum sadece özel günlerde ve yaz aylarında kullanıyorum.
Primer'lar gün boyu cildin yağ dengesini kontrol altında tuttuğu için makyajın kalıcılığını da arttırıyor.
Makyaj bazları yağlı ciltler de parlamayı önlemesi, yağlanmayı kontrol altına alması için kuru ciltler de ise canlandırma için kullanılıyor.
Ama tüm cilt tiplerinde makyaj bazları ten makyajının kalıcılığını arttırıyor.
Tabi bir çoğunun içeriğinde silikon ve türevleri var çoğunluğu kadifemsi his bırakıyor ama artık renkli nemlendirici düzeyince renk veren, oldukça yüksek spf yani güneş koruması içeren bazlar da var.
MAC, Make Up Forever, Sephora, Benefit vb. bir dolu markanın bazları oldukça popüler uygun fiyatlı olarak The Balm, Flormar, L'oreal gibi markalarında makyaj bazları oldukça iyi iş görüyor.

Ve fondöten öncesinde mutlaka cildimizde ki kusurları iyi bir concealer ile kapatmalıyız.
MAC'in Studio Finish kapatıcısı ciltte ki lekeleri kapatmak konusunda biçilmiş kaftan diyebilirim.
Mükemmel bir kapatıcılığı var ve sonrasında üzerine fondöteninizi sürdüğünüz zaman ortaya lekesiz, güzel bir cilt çıkıyor.
Ama bu kapatıcı göz çevresi için oldukça yoğun ve kalın yapılı kalıyor fakat ciltte ki leke ve kusurları kapatmak konusunda çok iyidir.
Tabi mutlaka göz altlarımızı da daha hafif yapılı bir concealer ile kapatmayı unutmuyoruz.

Gelelim fondöten seçimine bunun için öncelikle cildinizi iyi tanımanız gerekli yani cildiniz yağlı mı, kuru mu, karma mı işte ona göre seçiminizi yapmalısınız.
Yağlı ciltler yağsız, mat (oil-free, matte) fondötenleri, kuru ciltler daha nemlendirme özelliği yüksek olan, yağ bazlı hatta mineral içerikli fondötenleri tercih etmeliler.
Eğer ki kuru cildiniz varsa mat duran fondötenlerden uzak durun çünkü kuru ciltte ki tüm kusurları ortaya çıkaraktır dahası cildinizde pul pul bir görüntüye sebep olacaktır.
Ve yağlı ciltler ise ışıltılı bitişi olan fondötenlerden uzak durmalı çünkü bu tarz fondötenler zaten yağlı olan cildinizi daha parlak ve yağlı gösterecektir.
Bir başka önemli nokta ise doğru renk seçimi, cilt tonunuzdan daha koyu veya daha açık renkte fondöten kullanmamalısınız.
Çünkü fondöten cildinizde ne kadar doğal durursa o kadar cildinizde makyaj yok gibi bir görüntü ortaya çıkacaktır.
Tabi bir de cildiniz sorunsuz ve kapatılacak leke vs. yoksa hafif yapılı, kapatıcılığı az olan fondötenleri ama tam tersi cildiniz sorunlu ise, kapatılacak lekeler, renk eşitsizlikleri varsa kapatıcılığı yüksek fondötenleri tercih etmelisiniz.

Bir diğer önemli mevzu da fondöteni ne kadar çok sürersem cildimde ki kusurları o kadar kapatır deyip bolca uygulamamalısınız.
Önemli olan fondöteni cildinize dengeli uygulamak ve mutlaka fırça veya makyaj süngeri kullanmalısınız o zaman daha doğal ve homojen bir görüntü ortaya çıkacaktır.
 Fırça ile fondöteni uygularken bastırmadan hafif, pıt pıt hareketleriyle uygulamalısınız aksi takdirde cildinizde fırça izleri olacaktır. 

Ve son aşama ise pudra ile makyajımızı sabitlemek.
Kabarık bir fırça ile toz veya sıkıştırılmış yapıda transparan ve parlamayı kontrol altına alma, makyajı sabitleme özelliği olan bir pudra ile özellikle t bölgemize sürerek makyajımızı noktalıyoruz.


Biraz uzun bir yazı oldu ama bu adımları uygulamak pek uzun sürmüyor.:)
Son olarak diyeceğim her gün cildinizi makyajla, yoğun fondöten ve pudralar ile yormamanızdır.
En azından hafta sonları cildinizi dinlendirin ve cilt bakımına özen gösterin.
Cildinize ne kadar iyi bakarsanız makyaja olabildiğince az gerek duyarsınız.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Yves Rocher Rujlarım



Yves Rocher'ın makyaj ürünleri arasında en sevdiklerim açık ara rujları diyebilirim.
Rujlarının ardından asansörlü göz kalemleri ve göz farları geliyor.:)
Benim elimde ise YR'den 3 adet ruj bulunuyor ve üçü de farklı serilerden.
YR'den ilk aldığım ruj ortada ki zaten ne kadar çok kullandığımı da görüyorsunuz bitmesine oldukça az kaldı.
Kırmızı ve sarı ambalajlı olanları ise birer hafta arayla aldım ve onların da yapılarına bayıldım.
3 rujun da nemlendirmesi çok başarılı, dudakları asla kurutmuyorlar, kalıcılıkları çok iyi değil yani birşey yenilip, içilmediği zaman 2-3 saat silinmeden, bozulmadan kalıyor.
Nemlendirmeleri başarılı ama asla dudak çizgilerine dolmuyor, doğal bir duruşları var.

Soldan başlarsak:

Ultra Yoğun Renkli Kalıcı Ruj - 71 Rose Poudre: Tam yaz rengi, canlı bir pembe ama dudakta asla cart durmuyor.
Yves Rocher bu ruj için 6 saat kalıcı desede benim dudağımda en fazla 3-4 saat kalıyor.
Bu seriden belki bir başka renk daha alabilirim çünkü kadife gibi bir ruj resmen sürerken dudağınızda kayıyor.

Saten Dokunuşlu Ultra Nemlendirici Ruj - 61 Rose Galicia: Pembe-şeftali arası bir rengi var ben hem yaz hem kış kullanmayı çok seviyorum.
Bu ruju alalı 2 yıl oldu ve aldığımdan beri sıkça kullandım, kullanmaya da devam ediyorum.
Özellikle şeftali tonlu allıklarla kullanmayı seviyorum çok doğal duruyor.
Ki içerisinde hafiften bir ışıltı var ama asla rahatsız edici ve günlük makyajda kullanmaya engel değil.
Bu rujun da dudakları nemlendirmesi çok iyi, kalıcılığı orta diyebilirim.

Ultra Parlak Ruj - 21 Litchi: Yves Rocher'ın paraben içermeyen tek ruju, gloss yapısında olan, ambalajında ki rengi çok hafif veren bir ruj ama yapısına bayıldığımı söyleyebilirim.
Sim vs. içermiyor ama bir lip gloss gibi parlak duruşu var hem bende ki rengi hem diğer renkleri oldukça canlı ilk önce ayy çok canlı kullanamam diyebilirsiniz ama sürünce verdiği hafif rengi çok seveceksiniz.
Ne kadar çok sürerseniz rengi o kadar yoğunlaşıyor yapısı gloss gibi olduğu halde asla dudakları yapış yapış yapmıyor.
Nemlendirmesi oldukça iyi, kalıcılığı eh işte diyebileceğim bir ruj özellikle tam yazlık açıkcası bu seride ki diğer renklerde de gözüm var.

İşte elimde ki Yves Rocher rujlar ve kısaca kendileri hakkında düşüncelerim böyle fiyatlarına gelirsek indirimsiz fiyatları 43 ila 48 lira arasında değişiyor.
Ama %30-%40 indirimde çok daha uyguna alabilirsiniz.