28 Nisan 2015 Salı

AROMATERAPİ İLE İLGİLİ BİLMEK İSTEDİĞİNİZ HERŞEY “OSHADHI İLE AROMATERAPİ EĞİTİMİ” NDE


BİTKİLERİN MUCİZEVİ ETKİLERİNİ ÖĞRENMEK İSTEYENLER İÇİN BU WORKSHOP KAÇMAZ…

Aromaterapinin hayatımıza kattığı sağlıklı ve kaliteli yaşamın sırrını keşfetmek isteyenler için bulunmaz bir fırsat… 
Dünya’nın en saf ve organik aromaterapi markası OSHADHI, herkesin hayatına mutluluk ve sağlık için dokunmaya devam ediyor.
Siz de mutlu, sağlıklı, huzurlu ve kaliteli bir yaşam istiyorsanız; 8-9 Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirilen “OSHADHI ile Aromaterapi Eğitimi” için hiç vakit kaybetmeden kaydınızı yaptırın.




Tarih : 8-9 Mayıs 2015  / 10.00 – 17.00
Yer : BÜMED / Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği – Bebek
Program : Aromaterapi Nedir ? Nasıl Uygulanır ?
 Bitkilerin Kullanım ve Şifa Yöntemleri
 Oshadhi Aromaterapi hakkında detaylı bilgi
Eğitmen : Aromaterapist İpek Çaldemir
Katılım Ücreti  : 50.- TL / Günlük (tanıtım amacı ile)

Detaylı bilgi ve Kayıt için : 0.212.231 09 10 / 0.532.355 45 21 Işıl Yenersoy
www.oshadhi.com.tr


Basın Bültenidir...


Darphin Hydraskin Serum



Eğer ki cildiniz kuru veya kuruya dönük karma ise ve kış aylarında fazlaca kuruyor ise mutlaka nem serumu kullanmakta fayda var.
Ben daha önce nem serumu kullanmamıştım ve tercihim tesadüfen de olsa Darphin'in bu gördüğünüz ürünü oldu.
Nem serumu kullandığım süre boyunca soğuklarda cildim pamuk gibi gezdim.
 Her gece yatmadan önce 3 damla ürünü avucumun içine sıkıp, karıştırıp tüm cildime ve boynuma yayıyorum tabi göz çevreme asla değdirmiyorum.
Cildim ürünü emdiği zaman sonrasında nemlendiricimi sürüyorum ve sabah cildim yumuşacık uyanıyorum.
Cildi yağlı olanlar belki serum sonrasında nemlendirici sürmeyebilir ama kuru ciltler nemlendirici ile kullanabilirler bende sivilce vs. yapmadı.
Rahatsız edici bir kokusu yok ayrca cam ve pompalı bir şişede olmasını çok iyi böylece daha hijyenik oluyor.
Bir başka sevdiğim yanı da sürdükten sonra cildime yapış yapış bir his vermemesi oldu.

İçerik:


İyi ki almışım dediğim bir ürün oldu ve büyük ihtimal önümüzde ki kış yeniden alacağım.
Artık bundan sonra her kış nem serumu kullanmayı ihmal etmeyeceğim.

Serumun fiyatı 180 lira civarı olması lazım diye hatırlıyorum.




24 Nisan 2015 Cuma

Avon Ultra Colour İndulgence Ruj - Honey Flower





Avon'un yeni satışa çıkan bu ruj serisinde birbirinden güzel, canlı renkler var.
Bende içlerinden Honey Flower renginin testerını deneyip, beğenince bu rengi almaya karar verdim.
Zaten Avon'un makyaj ürünleri içerisinde sanırım rujları açık ara önde çünkü şu zamana kadar Avon'un beğenmediğim ruju olmadı.
Bu ruju da beğendim yapısı yumuşak, dudakları gayet iyi nemlendiriyor, kalıcılığı çok iyi olmasa da 3-4 saat kadar silinmeden, bozulmadan kalıyor.


Rengi ise içerisinde hafiften kahvelik barındıran pembe&şeftali tonlu diyebilirim.
Dudakta duruşu çok doğal yani bana göre sade, güzel bir nude eğer ki bu tonları seviyorsanız eminim sıkça kullanacağınız bir ruj olurdu.

Rujun indirimsiz satış fiyatı 24 lira %50 indirimde denk geldiğinizde mutlaka deneyin derim.:)


22 Nisan 2015 Çarşamba

Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Zararlı Maddeler!!

Görsel Alıntıdır (http://lookbio.ru)

Oldukça uzun bir başlığı olan ve içeriği de biraz uzun olan bir yazıyla karşınızdayım.:)
 Hem cilt hem vücut bakım ürünlerini alırken içeriğinde dikkat etmeye çalıştığım bazı maddeler var ve bunları bir yazıda toplayayım dedim.
Kullandığım tüm kozmetik ürünler temiz ve bu maddelerin hiç biri yok diyemem ama elimden geldiğince dikkatli olup, içerikleri okumadan almamaya çalışıyorum.
Buna benzer bir yazıyı yaklaşık 3 yıl önce yazmıştım ama eskisini de katarak tek bir yazıda toplayıp güncellemek istedim.
En bilinen zararlı madde Paraben ve bir çoğumuz ambalajında paraben free yazıyorsa aa ne güzel paraben yokmuş deyip alıyoruz.
İşte bu da bir pazarlama stratejisi paraben olmayan bir ürün pir-ü pak değil ki paraben yoksa mutlaka başka bir dolu zararlı madde içeriyordur.
Bir ürünün raf ömrü için mutlaka bir koruyucu madde olması gerekiyor ve ben çok fazla paraben içermesine takılmıyorum.
Çünkü en az paraben kadar hatta ondan bile zararlı olan maddeler var.
Sadece kremler, vücut bakım ürünleri değil makyaj ürünlerinin de içeriklerinde bir dolu zararlı maddeler bulunuyor.

Yine de önce Paraben ile başlayalım bir çok üründe paraben var hatta bazısında direkt paraben yerine (methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butyl- benzyl-parahydroxybenzoate) olarakta görebiliriz.

Peki Paraben hangi ürünlerde var derseniz bu oldukça uzun diyebilirim.
Sadece kozmetikte değil ilaç sanayisinde de paraben kullanılıyor.
Kozmetik ürünlerde genelde cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, çabuk kuruyan ojeler, şampuanlar, saç kremleri, güneş kremleri, traş jelleri hatta diş macunlarında bile olabiliyor.
Paraben genelde %0.1 ve %0.3 oranında kullanılmakta.

Silikonlar yani ambalajlar da yazan adlarıyla Dimethicone, Dimethicone Copolyol, Cyclomethicone işte bu madde bir çok kozmetik ürününde bulunuyor.
En başta şampuanlar da var ayrıca fondötenler, bazlar vb. ten ürünlerinin bir çoğunda bulunuyor.
Açıkcası her gün fondöten vb. ten makyaj ürünü kullanmadığım için içeriğinde silikon olmasına çok takılmıyorum.
Ama her gün kullandığım şampuan vb. günlük bakım ürünlerinde olmamasına dikkat ediyorum.

Petrol içeren ürünler yani Petrolium, Mineral Yağlar, Parafin, Petrolium Jelly ne yazık ki oldukça ucuz bir madde olduğu için nemlendiricilerde, dudak balmlarında, vücut kremlerinde, makyaj temizleme solüsyonlarında, rujlarda hatta göz çevresi kremlerinde bile bulunabiliyor.
Petrol türevi olan bu maddeler de kanser vb. hastalıklarla bağlantılı.

Talk ise Makyaj ve Vücut pudralarında bulunuyor hatta bebek pudralarında bile var.
Talk, kayalarının kazınması ve sonrasında işlenmesiyle elde edilen bir mineraldir. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz.
Zararı nedir derseniz akciğer hastalıklarına yol açabiliyor ve genital bölgede kullanıldığı zaman kısırlığa hatta yumurtalık kanserine bile sebebiyet verebiliyor.
Ben oğlum için Burt's Bees'in bebek pudrasını kullanmıştım içerisinde talk yok eğer ki bebeğiniz varsa ve bebek pudrası kullanıyorsanız mutlaka içeriğinde talk olup olmadığına dikkat ediniz.

Fitalatlar en çok ojelerde ve sentetik kokulu koruyucu olarak kullanılan bir madde yani parfüm, deodorant, saç spreylerinde de bulunabiliyor.

Zararları ise troid bozuklukları, göğüs kanseri ve hatta diyabet riskini arttırabiliyor.

DEA (Diethanolamine), TEA (Triethanolamine), MEA (Monoethanolamine) bu maddeler ise bir çok kozmetik ürününde var.

Günlük hayatta kullandığınız kozmetiklerin içerik kısmında bu maddelerden birine rastalayabilirsiniz.
Alerjik reaksiyona yol açabilen, böbrek ve karaciğer rahatsızlarına neden olabilen bir maddedir.

Triklosan maddesi daha çok el dezenfektanları, diş macunları, deodorantlar ve bazı anti bakteriyel sabunlarda görülebiliniyor.

Uzun süre kullanıldığında bakterilerin dayanıklılığını arttırıyor.

Formaldehit koruyucu maddelerden birisi hatta adı bazı ürünlerde formalin olarakta geçebiliyor.

Kanserojen etkisi yüksek bir madde, alerjiye de neden olabiliyor.
Yani paraben kadar zararlı bir madde diyebiliriz ve şampuanlarda, sabunlarda, ojeler hatta bazı kremlerde bile bulunabiliniyor.
Japonya ve İsviçre bu maddenin kozmetik amaçlı kullanımı yasaklamış.

Malesef en tehlikeli maddelerden biri de Alüminyum ve bu madde bir çok deodorant ve roll-on'da bulunuyor.

Meme kanseri riskini oldukça arttırdığı kanıtlanmış olduğu için olabildiğinde alüminyum içermeyen deodorantlar kullanmakta fayda var.

Propylene Glycol (PEG) bu maddede rujlarda, güneş kremleri ve banyo malzemelerinde yer alabiliyor.

Nemlendirici özelliğinden dolayı ürünlerin kurumasını engellemek amaçlı kullanılıyor.
Karaciğer ve böbrek üzerinde zararı olan ve deri, gözü tahriş edebilen bir maddedir.

Alpha-Hydroxy Acids (AHA) maddesi ise kozmetikte sıkça karşımıza çıkıyor.

Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alabiliyor.
AHA ölü deriyi soyan bir maddedir ve uygulama sonrası derinin güneş ışığına %50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızının arttığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği biliniyor.

SLS/SLES yani Sodium Laureth Sulfat ne yazık ki bir çok üründe karşımıza çıkan demirbaş maddelerden diyebilirim.

Bazı ürünlerde türevleri de yer alabiliyor ammonium laureth sulfate, sodium lauryl ether sulfate olarakta görebiliyoruz.
Bu maddenin ekstra bir temizleyici özelliği yok şampuan, duş jeli, traş köpüğü, diş macunu, cilt temizleme jelleri vb. ürünlerin daha fazla köpürmesi için kullanılıyor ama bazı nemlendiricilerde de sls bulunabiliyor.
Hatta halı şampuanları, oto şampuanları, bulaşık makinesi deterjanları, leke çıkarıcılar
Peki neden firmalar sls'yi kullanıyor derseniz çünkü üretimi ucuz, köpük miktarını arttırıyor ve emülsiyon özelliğinden dolayı fazla yağı ve kiri saçtan, deriden atıyor.
Bu maddenin ne gibi zararları var derseniz; çocuklarda göz gelişimini engelleyebiliyor, derinin zarar görmesine yol açıyor, cildin nemini kaybettirerek ciltte kuruluğa sebep oluyor, kalp ve ciğer gibi organlara gittiğinde iltihaba yol açabiliyor.
Dahası kök hücrelere zarar vererek saç dökülmesine yol açıyor ve son olarak aşırı cilt hassasiyetine, alerjiye neden oluyor.

Kurşun ise malesef bir çok makyaj ürününde yer alıyor hatta mineral içerikli bazı ürünlerde bile karşımıza çıkabiliyor.

Kısaca piyasada ki rujların yaklaşık %60'ı kurşun içeriyor, göz farları, pudralar vb. bir dolu makyaj ürününün kurşun ihtiva etme riski var.
Yani ucuz markalar kurşun içerir high end ürünler içermez diye bir kaide yok.

Dioksin maddesi ise her gün kullandığımız bazı ürünlerde karşımıza çıkıyor.

Bu madde kağıt sanayisinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor.
Yani evlerimizde kullandığımız tuvalet kağıtlarında, kağıt havular, peçeteler, bebek bezleri, kağıt tabak ve bardaklar, tamponlar, hijyenik pedler, kahve filtreleri, süt ve meyve suyu kartonlarında çok düşük dozda da olsa bir miktar diokstin bulunmakta.
Ve ABD çevre koruma ajansı (EPA) dioksinleri ''olası insan kansorejeni'' sınıfına almış bulunmakta.

Bir başka hayatımızın içerisinde olan madde ise ki kozmetikle çok alakası yok ama yinede yazmak istedim.

BPA yani Bisphenol A bu madde nelerde mi var en başka plastik su şişeleri, biberonlar, bazı gıda kapları, konserveler, kutu içecekler, CD'ler, elektronik eşyalar, diş dolgu malzemeleri, plastik mutfak malzemeleri vb. bir dolu yerde karşımıza çıkıyor.
Gerçi artık biberonların çoğu BPA içermiyor ama yine de bebeklere biberon, suluk alırken dikkatli olmakta fayda var.
Hatta öyle ki İsveç'te 3 yaşın altında çocukların kullandığı gıda ambalajlarında kullanılması yasaklanmış bulunmakta.

Dioksin ve BPA için diyebileceğim tek şey sanırım en azından cam şişe kullanmak, birkaç yıldır karton kutu süt, meyve suyu almak yerine cam şişede satılanları tercih ediyorum.

Kutu kola vs. almıyorum hatta son 1 yıldır asitli içecek tüketimini minimuma indirdim.
Konserve zaten alan biri değilim evde kendi konservesini yapanlardanım, kağıt bardakta asla sıcak çay, kahve tüketmem.
En azından birkaç zararlı üründen uzak durmak bile iyidir çünkü hepsini kullanmayıp, kaçmak imkansız gibi gözüküyor.:/

*****


Ürünlerin içerik listesinde maddeler yoğunluk oranına göre sıralanıyor bunu da hatırlatayım.


Biraz karamsar bir yazı oldu farkındayım bu yazıyı okuyunca hiç mi temiz ürün yok diyebilirsiniz.

Benim bu yazıyı yazmamda ki sebep mutlaka bir ürün alırken arkasında ki içerik yazısını okunmasının önemini hatırlatmak.
Bir çoğumuz bende dahil bazen ambalajın güzelliğine, bazen markanın ismine aldanıp içeriğine bakmadan alıveriyoruz.
İşte hatayı burada yapıyoruz mutlaka içerik bilgilerini okumalıyız evet tüm bu maddelerden kaçamayız ama en azından içeriği daha temiz ürünler alarak sağlığımızı tehlikeye atmamış oluruz.
Renkli kozmetikte zararlı içeriklerden kaçmak çok zor açıkcası her gün makyaj yapan birisi olmadığım için önceliğim daha çok günlük kullandığım bakım ürünlerinin içeriğinin olabildiğince temiz olması.
Tüm kullandığım ürünler temiz olmasa da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.


Son bir şey eğer alacağınız ürünlerin içeriği nasıldır, zararlı madde oranları nedir öğrenmek istiyorsanız www.cosdna.com sitesini öneririm.

Merak ettiğiniz ürünün adını yazıp search ederek içerikleri ve yanlarında yer alan kırmızı - sarı - yeşil gibi ibareler ile içeriğinin ne kadar zararlı veya olabildiğince iyi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Her ne kadar cosdna %100 güvenilir olmasa da yine de ilk baktığım sitelerden bir de www.paulaschoice.com var bu sitenin de beautypedia bölümü var.
Burada hem ürün yorumları hem de içerik bilgileri yer alıyor zaten paulaschoice'da 45.000 ürün hakkında yorum, bilgi bulabiliyorsunuz.
Eğer ki cosdna, paulaschoice gibi başka siteler varsa bildiğiniz yorum olarak bırakırsanız sevinirim.:)


21 Nisan 2015 Salı

Fondötenimiz Nasıl Pürüzsüz Durur!


Görsel alıntıdır.

Pürüzsüz gözüken bir ten her kadının istediği birşeydir bunun için de fondötenimizin pürüzsüz, mükemmel durması gerekir.
Peki cildimizde ki tüm kusurların kapandığı, kadife gibi gözüken bir cilt için neler yapmalıyız, fondötenimizi nasıl uygulamalıyız?

Önce cildimizin temiz olması gerekiyor ve mutlaka yaz olsun kış olsun nemlendirici sürmeyi ihmal etmiyoruz.
Özellikle kuru ciltler mutlaka fondöten öncesinde cildini iyice nemlendirmeli ki fondöten pul pul kötü bir görüntü oluşturmasın.
Ve mutlaka nemlendiriciyi sürdükten sonra cildimizin emmesi için 3-4 dakika kadar bekleyin ondan sonra ten makyajına başlayın.
Tabi bir de mutlaka haftada iki kez cildimize peeling yapmayı, nem maskesi uygulamayı ihmal etmemeliyiz.
Eğer ki yağlı bir cildiniz varsa kil maskesi de önem arz ediyor.
Ben her gün yoğun ten makyajı yapmadığım için fondöten kullanacağım zaman mutlaka öncesinde Clinique 7 day scrub ile cildimi arındırıyorum.
O kadar hafif yapılı bir ürün ki granülleri az, yapısı kremsi bu yüzden cildimi çizmeden temizliyor.
Ve peeling sonrası fondötende cildimde çok güzel duruyor.

Eğer ki cildiniz yağlı veya yağlıya dönük karma ise primer yani baz kullanmanızda fayda var.
Bir çok markanın bazları mevcut cildim yağlı olmadığı için pek baz kullanmıyorum sadece özel günlerde ve yaz aylarında kullanıyorum.
Primer'lar gün boyu cildin yağ dengesini kontrol altında tuttuğu için makyajın kalıcılığını da arttırıyor.
Makyaj bazları yağlı ciltler de parlamayı önlemesi, yağlanmayı kontrol altına alması için kuru ciltler de ise canlandırma için kullanılıyor.
Ama tüm cilt tiplerinde makyaj bazları ten makyajının kalıcılığını arttırıyor.
Tabi bir çoğunun içeriğinde silikon ve türevleri var çoğunluğu kadifemsi his bırakıyor ama artık renkli nemlendirici düzeyince renk veren, oldukça yüksek spf yani güneş koruması içeren bazlar da var.
MAC, Make Up Forever, Sephora, Benefit vb. bir dolu markanın bazları oldukça popüler uygun fiyatlı olarak The Balm, Flormar, L'oreal gibi markalarında makyaj bazları oldukça iyi iş görüyor.

Ve fondöten öncesinde mutlaka cildimizde ki kusurları iyi bir concealer ile kapatmalıyız.
MAC'in Studio Finish kapatıcısı ciltte ki lekeleri kapatmak konusunda biçilmiş kaftan diyebilirim.
Mükemmel bir kapatıcılığı var ve sonrasında üzerine fondöteninizi sürdüğünüz zaman ortaya lekesiz, güzel bir cilt çıkıyor.
Ama bu kapatıcı göz çevresi için oldukça yoğun ve kalın yapılı kalıyor fakat ciltte ki leke ve kusurları kapatmak konusunda çok iyidir.
Tabi mutlaka göz altlarımızı da daha hafif yapılı bir concealer ile kapatmayı unutmuyoruz.

Gelelim fondöten seçimine bunun için öncelikle cildinizi iyi tanımanız gerekli yani cildiniz yağlı mı, kuru mu, karma mı işte ona göre seçiminizi yapmalısınız.
Yağlı ciltler yağsız, mat (oil-free, matte) fondötenleri, kuru ciltler daha nemlendirme özelliği yüksek olan, yağ bazlı hatta mineral içerikli fondötenleri tercih etmeliler.
Eğer ki kuru cildiniz varsa mat duran fondötenlerden uzak durun çünkü kuru ciltte ki tüm kusurları ortaya çıkaraktır dahası cildinizde pul pul bir görüntüye sebep olacaktır.
Ve yağlı ciltler ise ışıltılı bitişi olan fondötenlerden uzak durmalı çünkü bu tarz fondötenler zaten yağlı olan cildinizi daha parlak ve yağlı gösterecektir.
Bir başka önemli nokta ise doğru renk seçimi, cilt tonunuzdan daha koyu veya daha açık renkte fondöten kullanmamalısınız.
Çünkü fondöten cildinizde ne kadar doğal durursa o kadar cildinizde makyaj yok gibi bir görüntü ortaya çıkacaktır.
Tabi bir de cildiniz sorunsuz ve kapatılacak leke vs. yoksa hafif yapılı, kapatıcılığı az olan fondötenleri ama tam tersi cildiniz sorunlu ise, kapatılacak lekeler, renk eşitsizlikleri varsa kapatıcılığı yüksek fondötenleri tercih etmelisiniz.

Bir diğer önemli mevzu da fondöteni ne kadar çok sürersem cildimde ki kusurları o kadar kapatır deyip bolca uygulamamalısınız.
Önemli olan fondöteni cildinize dengeli uygulamak ve mutlaka fırça veya makyaj süngeri kullanmalısınız o zaman daha doğal ve homojen bir görüntü ortaya çıkacaktır.
 Fırça ile fondöteni uygularken bastırmadan hafif, pıt pıt hareketleriyle uygulamalısınız aksi takdirde cildinizde fırça izleri olacaktır. 

Ve son aşama ise pudra ile makyajımızı sabitlemek.
Kabarık bir fırça ile toz veya sıkıştırılmış yapıda transparan ve parlamayı kontrol altına alma, makyajı sabitleme özelliği olan bir pudra ile özellikle t bölgemize sürerek makyajımızı noktalıyoruz.


Biraz uzun bir yazı oldu ama bu adımları uygulamak pek uzun sürmüyor.:)
Son olarak diyeceğim her gün cildinizi makyajla, yoğun fondöten ve pudralar ile yormamanızdır.
En azından hafta sonları cildinizi dinlendirin ve cilt bakımına özen gösterin.
Cildinize ne kadar iyi bakarsanız makyaja olabildiğince az gerek duyarsınız.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Yves Rocher Rujlarım



Yves Rocher'ın makyaj ürünleri arasında en sevdiklerim açık ara rujları diyebilirim.
Rujlarının ardından asansörlü göz kalemleri ve göz farları geliyor.:)
Benim elimde ise YR'den 3 adet ruj bulunuyor ve üçü de farklı serilerden.
YR'den ilk aldığım ruj ortada ki zaten ne kadar çok kullandığımı da görüyorsunuz bitmesine oldukça az kaldı.
Kırmızı ve sarı ambalajlı olanları ise birer hafta arayla aldım ve onların da yapılarına bayıldım.
3 rujun da nemlendirmesi çok başarılı, dudakları asla kurutmuyorlar, kalıcılıkları çok iyi değil yani birşey yenilip, içilmediği zaman 2-3 saat silinmeden, bozulmadan kalıyor.
Nemlendirmeleri başarılı ama asla dudak çizgilerine dolmuyor, doğal bir duruşları var.

Soldan başlarsak:

Ultra Yoğun Renkli Kalıcı Ruj - 71 Rose Poudre: Tam yaz rengi, canlı bir pembe ama dudakta asla cart durmuyor.
Yves Rocher bu ruj için 6 saat kalıcı desede benim dudağımda en fazla 3-4 saat kalıyor.
Bu seriden belki bir başka renk daha alabilirim çünkü kadife gibi bir ruj resmen sürerken dudağınızda kayıyor.

Saten Dokunuşlu Ultra Nemlendirici Ruj - 61 Rose Galicia: Pembe-şeftali arası bir rengi var ben hem yaz hem kış kullanmayı çok seviyorum.
Bu ruju alalı 2 yıl oldu ve aldığımdan beri sıkça kullandım, kullanmaya da devam ediyorum.
Özellikle şeftali tonlu allıklarla kullanmayı seviyorum çok doğal duruyor.
Ki içerisinde hafiften bir ışıltı var ama asla rahatsız edici ve günlük makyajda kullanmaya engel değil.
Bu rujun da dudakları nemlendirmesi çok iyi, kalıcılığı orta diyebilirim.

Ultra Parlak Ruj - 21 Litchi: Yves Rocher'ın paraben içermeyen tek ruju, gloss yapısında olan, ambalajında ki rengi çok hafif veren bir ruj ama yapısına bayıldığımı söyleyebilirim.
Sim vs. içermiyor ama bir lip gloss gibi parlak duruşu var hem bende ki rengi hem diğer renkleri oldukça canlı ilk önce ayy çok canlı kullanamam diyebilirsiniz ama sürünce verdiği hafif rengi çok seveceksiniz.
Ne kadar çok sürerseniz rengi o kadar yoğunlaşıyor yapısı gloss gibi olduğu halde asla dudakları yapış yapış yapmıyor.
Nemlendirmesi oldukça iyi, kalıcılığı eh işte diyebileceğim bir ruj özellikle tam yazlık açıkcası bu seride ki diğer renklerde de gözüm var.

İşte elimde ki Yves Rocher rujlar ve kısaca kendileri hakkında düşüncelerim böyle fiyatlarına gelirsek indirimsiz fiyatları 43 ila 48 lira arasında değişiyor.
Ama %30-%40 indirimde çok daha uyguna alabilirsiniz.

19 Nisan 2015 Pazar

Güzel Bir Çekiliş


Sevgili Rabia yani tavsiyesever bloğunda çok güzel bir çekiliş yapıyor.
Bir şanslı MAC'ten istediği 2 ürünü alacak.
Bu güzel çekilişe katılmak istiyorsanız tıklayın

16 Nisan 2015 Perşembe

Ten Makyajında Kullandığım Ürünler

Bir kozmetik bloggerı olmama rağmen öyle 15-20 tane fondöten, pudra vb. ten ürünüm yok.
Bende elimde olan ten ürünlerini tek bir yazıda toplamak istedim zaten her gün ten makyajı yapmadığım için bu ürünler bana fazlasıyla yetip artıyor.


3 adet hafif yapılı ürün BB, CC ve EE krem, 2 adet fondöten ve 1 adet pudra kullanıyorum.
Fondöteni daha seyrek kullanıyorum ama diğer hafif, kapatıcılığı az olan ürünlere elim daha sık gidiyor.
Tabi havalar ısınınca pudrayı tek başına kullanmaya başlayacağım için likit ürünlere elim daha az gidecektir.:)
Soldan sağa gidersek:

Gosh CC Krem: Benim hem beğendiğim hem beğenmediğim bir ürün, kapatıcılığı yok denecek kadar az, cilt tonunu güzel eşitleyen, aydınlık ama ıslak bir bitişi olmayan, doğal görünüm veren bir ürün.

Gosh BB Krem: En sık kullandığım, yapısını, duruşunu, renk tonunu sevdiğim, cildime verdiği doğal görüntüye bayıldığım bir ürün ayrıca pudra ile sabitlemesem bile t bölgem de parlama yapmıyor.
Fakat kapatıcılığı artsın diye bazen hafifçe MAC MSF pudradan geçiyorum.

Estee Lauder EE Krem: SPF30 içermesinden dolayı yaz aylarında güneş kremi olmadan da kullanabileceğim, cilt tonumu gayet güzel eşitlemesi, fondöten altına kullanıldığında fondötenin kalıcılığı arttırmasından dolayı bu kremi seviyorum.
Rengi hafiften ten rengime koyu gelse de sünger ile kullanınca cilde daha güzel yedirildiği için ten rengimle bütünleşip, koyu durmuyor.

Revlon Nearly Naked Fondöten: Ten rengimle birebir uyumlu, kadife gibi bitişi olan, pudra ile sabitlemeye gerek kalmayan, kalıcılığı orta düzeyde bir fondöten.
Ne yazık ki Revlon ülkemize gelse bile bu fondöten gelmemiş bitince mecburen başka bir fondöten alacağım.
Ama olur da gelirse mutlaka yeniden alırım.

Yves Saint Laurent Touch Eclat Fondöten: Aldığımdan beri severek kullandığım ama bitince malesef B10 rengi artık satılmadığı için alamayacağım.
Revlon Nearly Naked ile yapıları benziyor ama Touch Eclat daha parlak bitişe sahip ve yaz aylarında t bölgemde parlama yapıyor mutlaka pudra ile sabitlemem gerekiyor.
Yapısı incecik, kapatıcılığı az ama benim gibi cildinde çok kapatılacak birşeyi olmayanlar için ideal bir fondöten diyebilirim.

MAC MSF Natural Pudra: Mineralli olmasından dolayı yazın tek olarak Sigma F82 fırça ile kullanıyorum ve ortaya çıkan doğal, kadife görüntü çok hoşuma gidiyor.
Kapatıcılığı olan bir pudra değil, çok hafif yapılı ayrıca yağlı ciltlerde fondöten üzerine sabitleme konusunda pek tatmin edici olmayacaktır.
Ben bu pudrayı hem tek başına hem de fondöten, bb krem üzerine sabitleme amaçlı kullanıyorum performansından gayet memnunum.


Soldan sağa: Gosh CC Krem, Gosh BB Krem, Estee Lauder EE Krem, Revlon Nearly Naked, YSL Touch Eclat

Görüldüğü üzere içlerinde en koyu duran Estee Lauder ama az miktarda iyice yedirilerek kullandığımda renk sıkıntısı yaşatmıyor.
YSL'de hafif bir pembelikte var ki B10 olmasına rağmen tenimde duruşu çok doğal asla sırıtmıyor.
Revlon fondöten ise daha sarımsı ama tenimi soluk göstermiyor.
Gosh BB ve CC arasında renk farkı oldukça bariz tenimde BB daha doğal duruyor.
MAC pudranın swacthını yapmadım çünkü o kadar yok gibi bir duruşu var ki resimlerde belli belirsiz duruyor.

İşte benim elimde ki ten ürünleri bunlardı fondötenlerim bittiği vakit fazlasıyla açık olan ten rengime uyan güzel bir fondöten arayışına gireceğim.


14 Nisan 2015 Salı

Güzel Bir Çekiliş



LensMakyaj'ın bu güzel çekilişine katılmak isterseniz buradan buyrunuz

Geçmişin Özlemini Taşıyan Tasarımlar Her Bütçeye Uygun Fiyatlarla Diva’da

Diva Pırlanta elmas sevenlere yepyeni ürünlerden oluşan yeni bir kolleksiyon hazırladı. Elmas kadına geçmiş özlemleri, geçmiş anıları zerafetle şıklığı birleştirerek yaşatır.  

Paha biçilmez bir taş olan elmasın keyfini çıkarmak Diva’nın yeni elmas görünümlü ürünleri ile çıkarabilirsiniz . Bu yeni seri 8 ayar rose rengi altın ve zirkon taşlardan üretilmiş olup elmasın tüm şıklığını içinde barındırmaktadır.  

Elmas  kesimin ustalığı ve göz kamaştırıcı ışıltısını görebileceğiniz kolye, yüzük ve  küpeden oluşan bu yeni tasarımlar size geçmişin hoş rüzgarını estirecek. Yüzyıllardan beri elmas, gerek kesimi gerek farklı ışığıyla mücevher severlerin tercihi olmuştur; günümüzde de nostaljik özelliği ile hala sevilmektedir. 

Diva Pırlantanın bu yepyeni kolleksiyonu mücevher sever hanımların şıklığını asaletle  ve  uygun bütçelerle tamamlayacak.


Diva Elmas Kesim Altın Kolye 429 TL



Diva Elmas Kesim Altın Kolye 475 TL



Diva Elmas Kesim Altın Küpe 439 TL



Diva Elmas Kesim Altın Küpe 329 TL



Diva Elmas Kesim Altın Yüzük 319 TL



Diva Elmas Kesim Altın Yüzük 355 TL


Basın Bültenidir...





13 Nisan 2015 Pazartesi

Avon Senses Vücut Peelingleri




Avon'un Senses serisinin duş jellerini severek kullanıyorum.
Mart ayı kampanya kataloğunda duş jellerinin vücut peelinglerini görünce dayanamadım ve bu iki rengini aldım.
Her ikisi de mis gibi kokuyor asla ağır, iç bayan kokuları yok.
Peelinglerin granülleri ne çok iri ne de çok ufak orta karar diyebilirim.
Granülleri çok yoğun değil ki bence azıcık daha yoğun olabilirdi ama yine de cildi gayet güzel arındırıyor.
Verdiği temizlik hissi de sevdim ama en çok kokularına bayılıyorum.

Sol tarafta ki Lagoon olan ferahlatıcı su meyveleri, armut ve hindistan cevizi aroması içeriyor.
Diğer koku yani Romantic Garden ise egzotik meyveler, reyhan, yasemin ve vanilya miski içeriyor.

Eğer ki banyonuzda böyle rengarenk, mis kokulu ürünleri seviyorsanız ve vücut peelinglerini de kullanıyorsanız Avon'un Senses serisinin vücut peelinglerine bir bakın derim.

Peelinglerinden indirimsiz satış fiyatı 10 tl fakat 4. kampanya boyunca 4 tl'ye edinebilirsiniz.


10 Nisan 2015 Cuma

Gosh CC Krem - 01 Porcelain



Gosh'un BB kreminden çok memnun kalınca bir de CC kremini deneyeyim dedim.
Beni uzun zamandır takip edenler bilir çok açık tenli olduğum için ten rengime uygun fondöten, renkli nemlendirici vs. bulamıyorum.
Ama Gosh Danimarka menşeili bir marka olduğu için renk skalası oldukça açık ve BB kremde olduğu gibi CC kremde de en açık renk ten rengimle tam uyumlu oldu.
Bu ürünün cildi aydınlatma vaadi var ve kuru ciltler için nemlendirme özelliği de var.
Ayrıca SPF10 içermesi de ürünün bir başka artısı diyebilirim.
Çok sıvı bir yapısı vari kapatıcılığı yok denecek kadar az zaten bu tarz ürünlerin işlevi kapatıcılıktan çok cilt tonunu eşitlemek, cilde doğal bir aydınlık, sağlıklı bir görüntü vermek.
Bu üründe görevini gayet iyi yapıyor yani cilt tonumu gayet güzel eşitliyor, cildime sağlıklı bir görüntü veriyor.
T bölgemde parlama yapmamasını sevdim zaten üzerine pudra geçince biraz kötü duruyor belki transparan pudra ile daha iyi durabilir bu sebeple tek başına kullanmak en iyisi diyebilirim.


Bu ürünü hem RT Sünger ile hem Sigma F80 fırça ile uyguladım ortaya çıkan sonucu çok beğenmedim en iyi sonuç elle uygulamak o zaman daha doğal duruyor.
Ama gelin görün ki benim için kış aylarında kullanmaya müsait bir ürün değil çünkü ağız kenarında pul pul durmasını hiç sevmedim.
Halbuki Gosh'un BB kreminde böyle bir sorun yaşamıyordum ve CC kreminden de BB kremi gibi memnun kalacağımı düşünmüştüm.

CC kremin satış fiyatı 35-36 lira civarı olması lazım ama %50 indirimde alıp deneyebilirsiniz.


9 Nisan 2015 Perşembe

La Roche Posay Hydreane Legere Nemlendirici



Bioderma Aquasource nemlendiricim bitince yerine bu gördüğünüz LRP'nin nemlendiricisini almıştım.
Bir çok blogda bu krem ile ilgili olumlu yorumlar okuyunca ve fiyatı da uygun olunca ilk tercihim oldu.
Benim kullandığım normal-karma ciltler için olanı, losyon kıvamlı, cilde kolayca yedirilen, ciltte parlama yapmayan, hafif yapılı bir ürün.
Cildimin kuru bölgelerini gayet güzel nemlendiriyor ve t bölgemde ki parlamayı da dengeliyor.
İçeriğinde termal su var ve cildi rahatlatıp, gayet güzel nemlendiriyor.

İçerik:




Bu nemlendiriciyi seçme sebeplerimden birisi de içeriğinde parfüm olmasına rağmen içerik listesinde en son sırada yer almasıydı.
Yani Aquasource'de olduğu gibi çok yoğun bir parfüm kokusu yok.
Ayrıca LRP kremin paraben içermediğini de belirteyim.

Bittiği zaman büyük ihtimal yeniden alırım çünkü fiyatına göre oldukça iyi bir performansı var.

Ürün 40 ml ve 40 TL ama dermokozmetik ürün satan sitelerden biraz daha uyguna alabilirsiniz.




8 Nisan 2015 Çarşamba

Bitenler ( 30 )

Şubat&Mart ayı boyunca bitirdiklerim:


Kiehls Argan'lı Şampuan Seyahat Boy: 3 biten ürün verince yerine mağazada bu ürünü vermişlerdi.
Daha önce Kiehls'in şampuanlarını kullanmadığım için bu ürünü merak edip hemen kullanmıştım.
Ama ne yazık ki hiç memnun kalmadım iyi ki böyle ufak bir ürün denemişim ince telli olan saçlarımı berbat bir hale getirdi.

Organix Australian Tea Tree Şampuan: Bittikçe alıyorum çok memnunum zaten blogda ayrıntılı yazısı mevcut bu bitince hemen yerine yenisi açıldı.:)

Avon Saç Köpüğü: Pek bir işe yaramayan ürünlerdendi zaten şişede ki kalanı bozulduğu için çöpe gitti.

Toni&Guy Yeniden Yapılandırma Maskesi: Çok memnun kaldığım hatta yedeği olan ürünlerden bittikçe, indirimde denk geldiğimde aldığım, alınacak ürünlerden.

Yves Rocher Vücut Kremi: Bu da çok memnun kaldığım ve bittiği gibi hemen yedeği açılan ürünlerden.
Cildimi yumuşacık yapması, cildimde ki nem hissinin uzun müddet sürmesi, cildim de yağlı bir his bırakmamasını seviyorum.

Burt's Bees Nar Özlü Dudak Balmı: Burt's Bees'in dudak balmlarını çok seviyorum bu nar özlü olanını da çok severek kullandım elimde şimdilik bal özlüsü var.

Avon Senses Duş Jelleri: Avon'un bu duş jellerinin kokusuna bayılıyorum zaman zaman bittikçe alıyorum.

Bioderma Sensibio H2O: Bir başka bittikçe aldığım ürün bugüne kadar kaç tane aldım, bitirdim bilmiyorum bu bitti yerine hemen yedeği açıldı.
Cildimi tahriş etmemesinden ötürü vazgeçilmezim.:)

Rival De Loop El Peelingi: Yves Rocher'ın el peelingini kullanmaya başlayınca bunu biraz boşladım ama bitsin diye hep bunu kullandım ve sonunda bitirdim.
Memnun kaldığım bir üründü ama yeniden almayacağım çünkü Yves Rocher'ın el peelinginden bir tık daha memnunum.

Caudalie El Kremi: Yapısını, nemlendirmesini çok beğendiğim bir kremdi ne yazık ki çantamda taşırken kapağını kırdım belki bi ara bu küçük boyunu veya büyük boyunu alırım.


İşte benim son 2 ayda bitirebildiklerim bunlardı zaten bitenlerin çoğu bittikçe aldığım, sevdiğim ürünlerdi.
Bu sene asıl hedefim az ürün alıp makyaj malzemelerimin dibini görebilmek.:)

7 Nisan 2015 Salı

Avon Skin So Soft Skindisiac Red Silky Vücut Kremi


Cildim özellikle vücudum çok kuru olduğu için nemlendiricisiz yapamıyorum.
Daha önce Avon Care'in vücut kremini denemiştim fena değildi bir de Skin So Soft serisinin vücut kremini denemek istedim.
Güzel nem veriyor ama kremi sürdükten sonra cildimi yapış yapış yapmasını sevmedim.
Hoş bir kokusu var ama bu asla rahatsız edici değil.


Sanırım Avon'un bugüne kadar kullandığım en iyi vücut kremi Planet Spa serisinin Zeytinyağ içeren nemlendiricisiydi diyebilirim.
Ambalajı çok hoş, gramajı 200 ml ama keşke cildimde ki bıraktığı hissi de sevseydim.
Açıkcası Avon'un bu ürününü sevemedim yeniden almayı asla düşünmüyorum.

Kremin indirimsiz satış fiyatı 16 lira



6 Nisan 2015 Pazartesi

Gosh Smokey Göz Kalemi - 03 Smokey Plum



Şu ana kadar kullandığım Gosh ürünlerinden genel olarak memnun kaldım diyebilirim.
Göz kalemlerini hiç kullanmayınca ve koyu mor göz kalemi arıyor olunca Gosh'ta tam istediğim rengi buldum ve merak edip aldım.
Yumuşacık bir yapısı var, kolayca sürülüyor, rengi siyaha yakın koyu bir mor ve hem alt kirpik diplerine sürünce hem de göz kapağına eyeliner olarak uygulayınca çok hoş duruyor.
Kalemin bir diğer ucunda sünger aplikatörü var ki adından da anlaşılacağı gibi smokey yani buğulu göz makyajı yapmanıza olanak sağlıyor.
Açıkcası oldukça kullanışlı bir aplikatör kalemi sürüp sünger ucuyla hafifçe dağıttığınızda göz makyajınıza buğulu bir hava katabilirsiniz.


Kalıcılığı ortanın üzerinde diyebilirim, akma problemi çok yok sadece alt kirpik diplerime sürdüğümde 4-5 saatin sonunda azıcık bir akma oluyor.
Göz içerisinde de performansı oldukça iyi yani her yerde reklamı yapılan Maybelline Colossal Kajal kalemden çok çok daha iyi bir performansı olduğunu söyleyebilirim.

Ayrıca ben bu kalemi göz kapağıma sürüp sonrasında parmaklarımla dağıtıp kullanmayı da çok seviyorum ortaya hoş bir smokey göz makyajı çıkıyor.:)

Kalemin fiyatı tam olarak hatırlamıyorum ama indirimsiz hali herhalde en fazla 20-22 lira civarındadır.
Gratis'in bir sonra ki indiriminde bu kalemin diğer renklerine de bakmayı düşünüyorum çünkü %50 indirimde alınabilinecek en iyi göz kalemlerinden birisi diyebilirim.



3 Nisan 2015 Cuma

Rexona Black & White ile Güvendesin!

Merhaba;
Bizi bekleyen keyifli ve sıcacık bir yaza hazırlanıyoruz. Buz gibi bir kıştan çıktık ve doyasıya kar keyfi yaşadık. Şimdi ise içimiz kıpır kıpır , parlayan güneşin ve cıvıl cıvıl öten kuşların hayalini kuruyoruz. Dolabımızda giyilmeyi bekleyen uçuş uçuş beyaz elbiselerimiz en çekici haliyle yaza çoktan hazır. Beyazın tadına varacağımız sıcacık bir yaz olsun! Haftasonları keyifle kendimizi sabahtan akşama dek sokaklara atacağımız ve doyasıya gezeceğimiz günler geliyor. Belki de, mis gibi temiz hava da km lerce koşu yapıp sporun keyfine varacağız. Peki bu süreçte terlemeyi nasıl engelleriz? Motivasyonumuzu düşüren etkenlerin başında gelen ter kokusu moralinizi bozmasın, Rexona'yla sizi koruma altına alıyoruz.
Peki ya kıyafetler? Renkleri değişen , koltuk altı sararan beyaz tshirtler , beyazlaşan siyahlar tam bir kabus. Hele bir de yoğun bir gün içerisinde ter kokusundan korunmak! Çantamızdan eksik olmayan en önemli ihtiyaçlarımızın başında olan deodorantlar aslında kıyafetlerimizin tam bir düşmanıydı. Geçmiş konuşuyorum çünkü Rexona Black + White ı keşfettikten sonra bu dert hayatınızdan uçup gidiyor olacak. Üstelik sabahtan akşama kadar süren yoğun bir temponun içinde olsanız dahi saatlerce koruma altındasınız unutmayın. Ter kokusunu ve rengi değişen kıyafetler fikrini tamamen kenara atın ve eglencenizin keyfine varın. Kadın erkek seçeneği ile sizleri özel kılan Rexona ayrılmaz bir parçanız haline dönüşüyor.
Yaz geliyor dedik peki yaza biz hazır mıyız?
Ben deodorantlarımı stokladım ve sporda mis kokan ferahlığı ile kendimi yaza hazırlıyorum , hala geç kalmış sayılmazsın hadi bugün kendin için birşey yap ve sende rexona keyfiyle sınırları zorla! Yapacağın her aktivite de ter kokmaktan korkma, egzersizinin keyfine var.
Herkese keyifli ve ferah bir gün dilerim!
Bu içerik http://www.tugbasatelier.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Urban Decay Ürünleri!

Madem 25 Nisan'dan itibaren Urban Decay ürünleri Sephora mağazalarında satılmaya başlanacak o vakit elde ki ürünleri tek bir yazıda toplama vaktidir.
Öyle çok vazla UD ürünüm yok ben nacizane iki-üç tavsiyede bulunacağım.
Ama bi gelse de alsam dediğim göz kalemleri, Naked paletlerin 1.si, rujları var.
Tabi merak ettiğim başka paletleri, fondötenleri de var umarım Urban Decay 32 kısım tekmili birden gelir evde bıraktıkları kardeşleri olmaz da bizde doya doya tüm ürünlerini mıncıklarız.:)




Benim elimde Naked 3 palet, Vice 3 palet ve Primer Potion far bazı var.
Bu 3 ürünün de tek tek yazısı blogda mevcut etiketlerden Urban Decay'a tıklarsanız okuyabilirsiniz.

Naked 3 palet çok güzel pembe tonlu bir palet benim için tam günlük makyaj renkleri, tek bir rengi hariç hepsinin yapısı çok güzel hele bir de baz ile uygularsanız ortaya şahane renkler çıkıyor.
Zaten ben bu paletin en başta ambalajına bayılıyorum o nasıl güzel bir renktir.:)
Eğer ki bu tonları seviyorsanız ve elimde bir-iki tane far paleti olsun yeter diyorsanız Naked 3'e mutlaka bakınız.

Bir diğer çok sevdiğim paletim ise Vice 3 palet malesef bu ürün Limited ama Sephora bu paleti de sınırlı stokla getirir mi bilemiyorum.
Olur da gelirse kaçırmayın derim renkler şahane, yapıları Naked 3 gibi gayet iyi tabi hafiften bir tozutma sorunu var ama asla can sıkıcı boyutta değil.

Ve son ürün Primer Potion far bazı kesinlikle bu markadan alınacak ilk ürün diyebilirim.
İyi ve kalıcı bir göz makyajının sırrı sağlam bir baz kullanmaktan geçiyor.
Bu baz ile göz makyajınız siz silene kadar milim oynamıyor hele bir de yağlı göz kapaklarınız varsa bu baz ile göz makyajınız saatlerce bozulmadan kalacaktır.
Ben bu bazı Almanya'dan arkadaşıma sipariş etmiştim hatta çabucak biter sonra nasıl bulacağım korkusuyla azıcık azıcık kullanıyordum artık Urban Decay yola çıktığına göre gönül rahatlığıyla kullanabilirim nasılsa artık ulaşması zor olmayacak.:)

25 Nisan'ı ve sonrasını iple çekiyorum ve kendimi Nars Dual-İntensy palet ve Too Faced Chocolate Bar paleti almadığım için tebrik ediyorum.:)
Çünkü onlardan birini alsaydım UD için daha az bir bütçe ayıracaktım ama Urban Decay gelince Sephora mağazasında gönül rahatlığıyla dağıtabilirim.:)

Siz Urban Decay geldiği vakit hangi ürünleri almayı düşünüyorsunuz??

2 Nisan 2015 Perşembe

Urban Decay Artık Türkiye'de!!


Bugün İnstagram'da Urban Decay'ın 25 Nisan'dan itibaren Sephora mağazalarında olacağını duyunca sevinçten çığlık attım desem yalan olmaz.:)
Hem de Hot Now olarak geçerken uğradım şeklinde değil ciddi ciddi kalıcı olarak geliyor.
Sephora'da Urban Decay Standını kurcalama hayali bile güzel tabi fiyatları nasıl olacak henüz bilmiyorum ama İnstagram'da satılan fiyatlara yakın olabilir diye düşünüyorum malum dolar bu aralar baya yükseldi.
Sanırım UD ürünleri Sephora mağazalarında satışa çıktığı anda kısa sürede yoğun talep olur gibime geliyor.

Benim aklımda Naked paletlerin ilki ve göz kalemleri var.
Ama UD'nin fondötenlerini de oldukça merak ediyorum.

Son zamanlarda ülkemizde olmayan markaların tek tek gelmeye başlamasına seviniyorum.
Önce Watsons Revlon'u getirdi şimdi de Sephora Urban Decay'ı getiriyor.
Darısı Lorac, Hourglass, Tarte, Charlotte Tilbury gibi high end markaların başına tabi Gratis'te boş durmasın lütfen Sleek, Elf, Milani, Catrice falan getirsin.:)


1 Nisan 2015 Çarşamba

Çekilişimin Kazananı

Çekilişim pazartesi gecesi itibariyle sona erdi ve bende vakit kaybetmeden hemen listeyi hazırlayıp, kazananı belirledim.
İşte bu sefer ki çekilişimin talihlisi:


91 kişinin katıldığı çekilişte ek haklar ile bu sayı 338'i buldu ve kazanan 183. sırada yer alan izleyicim oldu.




Sevgili Yasemin Erginbilgiç'i tebrik ediyorum ve kendisine hemen mail atıyorum.
Bana 48 saat içerisinde dönmezse mecburen çekilişi tekrarlayacağım.

Çekilişlerin devamı gelecek, beni takipte kalın...

Sevgilerimle