18 Ağustos 2014 Pazartesi

Oriflame Lip Spa Therapy Dudak Balmı - Soft Rose

 
 
Geçen ay Oriflame'den sipariş verirken sırf limit doldurmak için aldığım bir üründü hatta şeffafı yerine renkli olanlarından almak istedim ve pespembe bir renk olan Soft Rose'yi tercih ettim.
Nemlendirmesi gayet güzel ama renk vermesi daha bir güzel hatta renk vermesi için ruj ayarında diyebilirim.
Kış aylarında nemlendirmesi nasıl olur bilemiyorum ama bana şimdilik yeterli geldi ayrıca SPF8 güneş koruması da var.
Bana göre Maybelline Baby Lips'lerden daha güzel evet Baby Lips'lerden biraz daha yüksek fiyatlı ama performansı için indirime girdiği zaman Oriflame'in bu renkli dudak balmına bir şans verilebilinir.
 
 
Dudakta bu kadar canlı durmuyor çok doğal bir görüntüsü var.
Ben yaz-kış dudak balmı kullandığım için böyle ruj gibi renk verenleri daha bir seviyorum.
Bu yüzden sıkça kullanacağım bir ürün indirimsiz satış fiyatı 17.90 ama ben indirimde 9.90'a aldım ee bir de temsilci olunca biraz daha uyguna geldi.
 
 
 

17 Ağustos 2014 Pazar

Okudum: Masumiyetin İçin Savaş - Tess Gerritsen

 
Arka Kapak:
 
Masum olduğu kanıtlanana kadar o bir suçluydu...

Miranda Wood evine geldiğinde, ayrılmak istediği yasak aşkını yatağında ölü bulur. O şimdi insanların gözünde hem tanık hem de şüpheli durumundadır. Kimliği belirsiz bir adam tarafından kefaleti ödendiğinde ise dikkatleri daha da üzerine çeker.

Miranda suçsuzluğunu ispatlamak için çabaladıkça, kendisini karanlık bir bataklığın içinde bulur. Şantaj ve sıra dışı skandallar ortaya çıktıkça gerçeğe daha da yaklaştığını hisseden Miranda, katil tarafından takip edildiğini fark eder. O, katil için büyük bir tehlikedir ve bu tehlikenin ortadan kaldırılması gerekiyordur… Masumiyetini kanıtlamak için verdiği mücadelede sevgilisinin hayatına dair öğrendiği sırlar Miranda'nın kurtuluşu olabilecek midir?

"Tess Gerritsen, kütüphanemden asla eksik etmediğim yazarlardan biri. Her kitabıyla beni kendisine hayran bırakıyor."
Stephen King

"Tess Gerritsen yine harikalar yaratmış. Masumiyet uğruna verilen mücadele ancak bu kadar güzel anlatılabilir."
Publishers Weekly

"Sırlarla dolu ölüm, gözü dönmüş bir katil ve masum bir kadın... Bu üç temayı bir araya getiren yetenekli yazar, okurlara muhteşem bir roman sunuyor."
Booklist

"Tess Gerritsen, Masumiyetin İçin Savaş adlı kitabında heyecan dolu bir macera ve merak uyandıran bir aşkla karşımıza çıkıyor."
Romantic Times Book Reviews
 
*****
 
Gölgesizlerin Tutkulu Dansı'na nazaran daha bir beğendiğim kitap oldu diyebilirim.
Heyecanı, gerilimi bol ve temposu yüksek, akıcı bir roman elinize aldığınız zaman bitirmeden bırakmak istemeyeceklerinizden gerçi Tess Gerritsen'in şu ana kadar okuduğum tüm romanları akıcıydı ve kısa sürede bittiler.
Daha okunacak birkaç tane daha Gerritsen kitabı var en kısa zamanda onları da alıp okumak istiyorum.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Fem Hazır Ağda Bantları’yla Sen De Işıltını Yansıt!

 
Hızlı ve uygulama kolaylığı sağlayan Fem ağda bantları ile günlük hayatı kolaylaştırmak artık çok kolay..
Fem Ağda Bantları, bacak ve vücut bölgesi, koltuk altı ve bikini bölgesi ile yüz bölgesi için özel geliştirdiği ürünler ile kadınlara hızlı ve Pratik çözümler sunuyor.
Fem Ağda Bantları, sahip olduğu Hair Trap teknolojisiyle sıradan ağda bantlarına göre en kısa tüyleri bile kolay ve zahmetsizce kökünden alır,  içerdiği doğal bitki özleriyle cildi besler ve yumuşatır.
Hassas ciltler için çilek, kuru ciltler için aloe vera ve normal ciltler için kadife çiçeği özleri ile zenginleştirilmiş Fem Ağda Bantları buğday tohumu yağı içeren nemlendirici temizleme mendilleri ile uygulama sonrası cildi nemli ve yumuşak tutarak cildin kurumasını engeller. Böylece cildiniz nemlenir ve ışıltılı bir görünüme kavuşur.
İpeksi ve parlak görünümlü bir cilt için Fem’i deneyin.
 
Tavsiye edilen raf satış fiyatı: 10,5TL
 
 
Basın Bültenidir...

14 Ağustos 2014 Perşembe

Tatilde Neler Kullandım?

Geçen hafta tatile çıkmadan önce bloğumda şöyle bir yazı yazmıştım.
Yanıma olabildiğince az ürün almaya özen göstersem de yine küçük bir çanta dolusu kozmetik malzemesi götürmüştüm.
Bakın neler götürmüşüm ve bu götürdüklerimin ne kadarını kullanmışım.
 
 
Yazıyı uzun tutmamak için sadece hangi makyaj ürünlerini kullandığımı hangilerini boşuna yük ettiğimi yazacağım.
Çünkü cilt bakım ürünlerinin hepsini kullandım hatta Yves Rocher peelingimi bile kullandım.
Avene termal su elimden düşmedi diyebilirim, Oriflame Ayak Kremini de iyi ki yanıma almışım.
Gelelim işin renkli kozmetik kısmına aslında aldıklarımın bir çoğunu kullandım sadece birkaç tanesini hiç kullanmadım.
 
İşte yanıma aldığım renkli kozmetikler
 
 
Ve kullandıklarım
 
 
Aslında her gün makyaj yapmadım ama yaptığım zamanda elim bunlara gitti.
Maybelline bb kremin yapısını, duruşunu, varla yok arası oluşunu sevsem de nedense MAC MSF Pudrayı tek başıan kullanmayı tercih ettim.
MAC Pro Longwear Rosy Outlook allığımı kullandım diğer allığı yanıma almasam da olurmuş.
Far zaten hiç kullanmadım gibi bir şey kullandığım zaman ise Wet N Wild Brulee ve Oriflame krem farların Rose Gold'unu kullandım.
Tabi bu sıcakta farlar dayansın diye Rival De Loop far bazını da kullanmayı ihmal etmedim.
Göz kalemleri ise vazgeçilmezim olduğu için hem MUFE, hem Clinique hem de MAC'i kullandım ayrıca Ağustos sıcağında kendilerini test etmiş oldum.
Ve bana göre en dayanıklısı MAC Powerpoint oldu hemen ardından MUFE ve Clinique geliyor ikisinin performansı eşit diyebilirim.
Kapatıcı olarak göz altlarıma Rimmel London Match Perfection yüzümde kapatmak istediğim lekelere ise MAC Studio Finish kapatıyı kullandım.
Hem kahverengi hem de siyah rimeli sıkça kullandım artık kendileri bitmek üzere çok çok az kaldılar.
Kaşlarım için pratik olmasından ötürü Benefit Gimme Brow kullandım hatta makyaj yapmasam bile kendisi kullandım.
Son olarak rujlar en çok Labello spf30 içeren lip balmı kullansam da Maybelline Baby Lips ve NYC Applecious'da elimden düşmedi.
Birkaç kez de MUA ve Oriflame rujlarımı kullandım açıkcası yanıma aldığım dudak ürünlerinin hiç biri yanımda zayi olmadı.:)
 
Açıkcası yanıma çok fazla ürün yük etmediğim için pek mutluyum eğer sizde tatilde fazla makyaj yapmayan biriyseniz yanınıza fazla ürün yük etmemek en iyisi:)
 
 
 

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Gezdim, Gördüm, Geldim

10 günlük bir aranın ardından işte geldim burdayım açıkcası İstanbul'u, evimi, bilgisayarımı ve en önemlisi bloğumu çok özledim.:)
Öyle uzun süreli sessiz, sakin ortamlarda kafa dinlemek pek bana göre değil zaten bu gezi yazısından anlayacaksınız ki ben öyle deniz, kum, güneş, çayır, çimende dinlenmece şeklinde bir tatil yapmadım.
Zaten böylesi bir sakinliğe bünyem en fazla 3 gün dayanır sonra yetti gari deyip İstanbul'a dönerim.:)
İzmir ve Muğla/Köyceğiz'de 7 gün kadar süren kısa ama bol gezmeli bir tatil yapıp geldim hatta ayağımın tozuyla ilk işim bloğumun temasını değiştirmek oldu.
Arka planını hep sade istiyordum ve sonunda değiştirdim ve header'ını ise çok sevdiğim bir arkadaşım yaptı hatta 5-6 tane birden yapınca bende 4-5 ayda bir değiştiririm deyip diğerlerini de bir kenara koyuverdim.:)
Bugünlük blogda kozmetik değil bir gezi yazısı okuyacaksınız işte bir haftalık tatilde gezdiğim yerler bu yazıyı yazmakta ki sebebim belki tatil yapmamış olanlarınız varsa küçük bir fikir olur diye bu yüzden de gezdiğim yerleri sizlerle paylaşmak istedim.
Zaten beni İnstagram'da takip edenler 1 hafta boyunca nerelerde gezip, tozduğumu gördüler ama bir de blog takipçilerim için şöyle bir derleyeyip yazayım dedim.:)
 
Pazartesi günü yola çıktık önce durağımız Bursa idi sonrasında İzmir'de soluğu aldık.
Dayım İzmir'de olduğu için ilk durak İzmir oldu.
İzmir'e en son 6-7 sene önce gitmiştim bu yüzden İzmir'i bildiğim söylenemez bu yüzden eşimin yakın bir arkadaşı da eşiyle birlikte bizimle aynı zamanda İzmir'de olunca sağolsunlar bizi bir güzel gezdirdiler.:)
İzmir'in bilmediğimiz birkaç yerini daha görmüş olduk.
 
Birgi'ye gittik önce orada İmam-ı Birgivi'nin türbesini ziyaret ettik.
II. Selim döneminin önemli alimlerinden olan, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'ya memlekette ki adaletsizliklerle mücadele etmesi ve rüşvetin engellenmesi yolunda tavsiyelerde bulunan, dönemin Şeyhülislamı Ebussuud Efendi'nin bazı görüşlerini reddeden kendi bildiğinden şaşmayan bu zatı eğer İzmir'e yolunuz düşerse Birgi'ye gidip ziyaret edin derim.
Ve ayrıca Birgi inanılmaz güzel, buram buram tarih kokan bir yer iyi ki gitmişim ve buraları görmüşüm.
 
 
 
 
Bu şirin ilçenin mutlaka görülmesi gereken yerlerinden birisi de Çakırağa Konağı bu ahşap konak dönemin zengin tüccarlarından Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından 1761-1764 yılları arasında yaptırılmış.
 
 
 
 
Bu konağın bir başka özelliği ise İzmir ve İstanbul adında ve bu iki şehrin resmedildiği odaların olması.
 Çakıroğlu Mehmet bey İstanbul'lu olan eşinin memleket özlemini bir nebze olsun giderebilmesi için Sarayburnu'nun resmini yaptırır.
İzmir'li olan eşi için de İzmir'in resmedildiği bir oda var.
 
 
Ayrıca 1312 yılında beylikler döneminin ilk camilerinden olan hiç tutkal ve çivi kullanılmadan künkedari ( geçme ) tekniği ile yapılan Aydınoğlu Mehmet Bey Cami de mutlaka görülmesi gereken yerlerden.
 
Ve bir sonra ki durağımız ise Bozdağ Gölcük krater gölü oldu inanılmaz güzel, serin bir yer açıkcası buraya bayıldım.:)
 
 
 
 
Ve son durağımız bu kadar gezip, yorulunca acıkan karnımızı doyurmak için Manisa-Turgutlu'da ki meşhur Gamalı pideli köftecisi oldu.
Ben Bursa'nın pideli köftesine alışığımdır ama bu pideli köfte oldukça farklı çünkü yoğurtlu olarak geliyor.
Eğer Turgutlu taraflarına yolunuz düşerse Gamalı'da pideli köfteli deneyin derim.:)
 
 
Ertesi gün ise artık İzmir'e veda vaktiydi ve vedayı dayımların çok övdüğü Bravo pastanesinin Cheesecake'i ile yaptık.:)
Açıkcası öve öve bitiremedikleri kadar varmış bugüne kadar yediğim en iyi cheesecake'lerden biriydi diyebilirim.
Bostanlı veya Mavişehir taraflarına giderseniz Bravo'nun bu güzel cheesecake'ini yemeden geçmeyin.:)
 
 
İzmir'e gelip Alaçatı'ya gitmemek olmazdı ve bende uzun yıllardır gitmediğim Alaçatı'ya şöyle bir uğradım.:)
 
 
 
 
 
Kısa bir Alaçatı turu yapıp Kumrucu Şevki'de kumrumuzu yiyip üzerine bir de İmren pastanesinde sakızlı dondurmamızı ve sakızlı kurabiyelerimizi alıp yeniden yola koyulduk.
Bu sefer istikamet artık Köyceğiz'di.
 
 
Sakar tepesinden Gökova körfezi :)
 
Oğluşumun bol bol toprakla, çayır çimenle ve biraz da denizle haşır neşir olduğu bir tatil oldu.
Zaten onun için şahane bir haftaydı.:)
Halasının portakal bahçelerine ise bayıldı bu sene daha bir hoşuna gitti.:)
 
 
 
Her Köyceğiz'e gittiğimizde olmazsa olmazlardan biri de Akyaka-Azmak kenarıdır gerçi bu suya girebilmek cesaret ister inanılmaz soğuk biz genelde ayaklarımızı sokup hemencik kaçarız.:)
 
 
Bu tatilimizde bir de Marmaris'te Saklıgöl diye bir yer bulduk meğerse senelerdir önünden geçermişiz ama hiç girmemişiz.
Çok güzel bir göl kenarı hem çocuklar için oyun parkları var hemde göl kenarında lokanta, cafe falan var.
Eğer tatilinizde güzel bir kahvaltı veya yemek yiyecek hoş bir mekan arıyorsanız Marmaris-Saklıgöl tavsiye edilir.:)
 
 
Altınkum Hisarönü'ne ise bayıldım berrak, şahane bir denizi var.
Hemde denize girmek için gayet güzel, sakin bir yer kalabalık olmayan bir plajı da var. :)
 
 
 
Bizim hemen hemen her sene gittiğimiz bir başka yer ise Ekincik buranın plajı kum olmasa da denizi çok güzeldir.
Ayrıca burası da çok kalabalık olmayan ve sakin yer arayanlara göre diyebilirim.
Sahilde telefonumun şarjı bitince Ekincik'i İnstagram'da göremediniz.:)
 
 
 
Köyceğiz'e gidip akşam saati kordonda yürüyüş yapmadan gelmek olmaz.:)
 

 
İşte benim 7 günlük tatilim böyleydi aslında gezemediğimiz birkaç yer kaldı ama o da araçtan ötürü oldu.
4x4 arabayla gidilebilinecek yerler olunca ee bizim arabamız da normal sedan bir araba olunca elimiz mahkum hep geri döndük.:(
Ama inşallah seneye bu tarz bir araba kiralayıp o gidemediğimiz yerlere gitmeyi istiyoruz.:)
 
Fazlasıyla uzun ve bol resimli bir yazı oldu eğer vakit ayırıp okuduysanız teşekkürü bir borç bilirim.:)
 
Sevgilerimle