24 Nisan 2015 Cuma

Avon Ultra Colour İndulgence Ruj - Honey Flower





Avon'un yeni satışa çıkan bu ruj serisinde birbirinden güzel, canlı renkler var.
Bende içlerinden Honey Flower renginin testerını deneyip, beğenince bu rengi almaya karar verdim.
Zaten Avon'un makyaj ürünleri içerisinde sanırım rujları açık ara önde çünkü şu zamana kadar Avon'un beğenmediğim ruju olmadı.
Bu ruju da beğendim yapısı yumuşak, dudakları gayet iyi nemlendiriyor, kalıcılığı çok iyi olmasa da 3-4 saat kadar silinmeden, bozulmadan kalıyor.


Rengi ise içerisinde hafiften kahvelik barındıran pembe&şeftali tonlu diyebilirim.
Dudakta duruşu çok doğal yani bana göre sade, güzel bir nude eğer ki bu tonları seviyorsanız eminim sıkça kullanacağınız bir ruj olurdu.

Rujun indirimsiz satış fiyatı 24 lira %50 indirimde denk geldiğinizde mutlaka deneyin derim.:)


Küçük Bir Blog Satışı!!

İletişim: morrmeneksee@hotmail.com



Revlon Colorstay Dörtlü Far Paleti - 510 Precocious - 2 kez kullanıldı
Catrice Liquid Metal Tekli Far - 020 Gold n Roses - 1 kez kullanıldı
Rimmel London Scandaleyes Jumbo Göz Kalemi - Paranoid Purple - 2 kez kullanıldı
Gosh Velvet Touch Ruj - 155 İnnocent - 2-3 kez kullanıldı

SET OLARAK - 20 TL



NYX 10'lu Far Paleti - Jazz Night - Birkaç rengi 1 kez kullanıldı
Avon Far Bazı - Hiç Kullanılmadı
Gosh Forever Metallic Kalem Far - Brown - 1 kez kullanıldı
Oriflame The One Ruj - İnfinite Rose

SET OLARAK - 25 TL



NYX 10'lu Far Paleti - Velvet Rope - Birkaç rengi 1 kez kullanıldı
MAC Pro Longwear Paint Pot - Frozen Violet - 3-4 kez kullanıldı
Gosh Forever Metallic Kalem Far - Plum - 1 kez kullanıldı
Rival De Loop Allık - 06 Pink Blush

SET OLARAK - 45 TL

Isterseniz ürünleri tek olarakta alabilirsiniz.


22 Nisan 2015 Çarşamba

Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Zararlı Maddeler!!

Görsel Alıntıdır (http://lookbio.ru)

Oldukça uzun bir başlığı olan ve içeriği de biraz uzun olan bir yazıyla karşınızdayım.:)
 Hem cilt hem vücut bakım ürünlerini alırken içeriğinde dikkat etmeye çalıştığım bazı maddeler var ve bunları bir yazıda toplayayım dedim.
Kullandığım tüm kozmetik ürünler temiz ve bu maddelerin hiç biri yok diyemem ama elimden geldiğince dikkatli olup, içerikleri okumadan almamaya çalışıyorum.
Buna benzer bir yazıyı yaklaşık 3 yıl önce yazmıştım ama eskisini de katarak tek bir yazıda toplayıp güncellemek istedim.
En bilinen zararlı madde Paraben ve bir çoğumuz ambalajında paraben free yazıyorsa aa ne güzel paraben yokmuş deyip alıyoruz.
İşte bu da bir pazarlama stratejisi paraben olmayan bir ürün pir-ü pak değil ki paraben yoksa mutlaka başka bir dolu zararlı madde içeriyordur.
Bir ürünün raf ömrü için mutlaka bir koruyucu madde olması gerekiyor ve ben çok fazla paraben içermesine takılmıyorum.
Çünkü en az paraben kadar hatta ondan bile zararlı olan maddeler var.
Sadece kremler, vücut bakım ürünleri değil makyaj ürünlerinin de içeriklerinde bir dolu zararlı maddeler bulunuyor.

Yine de önce Paraben ile başlayalım bir çok üründe paraben var hatta bazısında direkt paraben yerine (methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butyl- benzyl-parahydroxybenzoate) olarakta görebiliriz.

Peki Paraben hangi ürünlerde var derseniz bu oldukça uzun diyebilirim.
Sadece kozmetikte değil ilaç sanayisinde de paraben kullanılıyor.
Kozmetik ürünlerde genelde cilt bakım ürünleri, makyaj malzemeleri, çabuk kuruyan ojeler, şampuanlar, saç kremleri, güneş kremleri, traş jelleri hatta diş macunlarında bile olabiliyor.
Paraben genelde %0.1 ve %0.3 oranında kullanılmakta.

Silikonlar yani ambalajlar da yazan adlarıyla Dimethicone, Dimethicone Copolyol, Cyclomethicone işte bu madde bir çok kozmetik ürününde bulunuyor.
En başta şampuanlar da var ayrıca fondötenler, bazlar vb. ten ürünlerinin bir çoğunda bulunuyor.
Açıkcası her gün fondöten vb. ten makyaj ürünü kullanmadığım için içeriğinde silikon olmasına çok takılmıyorum.
Ama her gün kullandığım şampuan vb. günlük bakım ürünlerinde olmamasına dikkat ediyorum.

Petrol içeren ürünler yani Petrolium, Mineral Yağlar, Parafin, Petrolium Jelly ne yazık ki oldukça ucuz bir madde olduğu için nemlendiricilerde, dudak balmlarında, vücut kremlerinde, makyaj temizleme solüsyonlarında, rujlarda hatta göz çevresi kremlerinde bile bulunabiliyor.
Petrol türevi olan bu maddeler de kanser vb. hastalıklarla bağlantılı.

Talk ise Makyaj ve Vücut pudralarında bulunuyor hatta bebek pudralarında bile var.
Talk, kayalarının kazınması ve sonrasında işlenmesiyle elde edilen bir mineraldir. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz.
Zararı nedir derseniz akciğer hastalıklarına yol açabiliyor ve genital bölgede kullanıldığı zaman kısırlığa hatta yumurtalık kanserine bile sebebiyet verebiliyor.
Ben oğlum için Burt's Bees'in bebek pudrasını kullanmıştım içerisinde talk yok eğer ki bebeğiniz varsa ve bebek pudrası kullanıyorsanız mutlaka içeriğinde talk olup olmadığına dikkat ediniz.

Fitalatlar en çok ojelerde ve sentetik kokulu koruyucu olarak kullanılan bir madde yani parfüm, deodorant, saç spreylerinde de bulunabiliyor.

Zararları ise troid bozuklukları, göğüs kanseri ve hatta diyabet riskini arttırabiliyor.

DEA (Diethanolamine), TEA (Triethanolamine), MEA (Monoethanolamine) bu maddeler ise bir çok kozmetik ürününde var.

Günlük hayatta kullandığınız kozmetiklerin içerik kısmında bu maddelerden birine rastalayabilirsiniz.
Alerjik reaksiyona yol açabilen, böbrek ve karaciğer rahatsızlarına neden olabilen bir maddedir.

Triklosan maddesi daha çok el dezenfektanları, diş macunları, deodorantlar ve bazı anti bakteriyel sabunlarda görülebiliniyor.

Uzun süre kullanıldığında bakterilerin dayanıklılığını arttırıyor.

Formaldehit koruyucu maddelerden birisi hatta adı bazı ürünlerde formalin olarakta geçebiliyor.

Kanserojen etkisi yüksek bir madde, alerjiye de neden olabiliyor.
Yani paraben kadar zararlı bir madde diyebiliriz ve şampuanlarda, sabunlarda, ojeler hatta bazı kremlerde bile bulunabiliniyor.
Japonya ve İsviçre bu maddenin kozmetik amaçlı kullanımı yasaklamış.

Malesef en tehlikeli maddelerden biri de Alüminyum ve bu madde bir çok deodorant ve roll-on'da bulunuyor.

Meme kanseri riskini oldukça arttırdığı kanıtlanmış olduğu için olabildiğinde alüminyum içermeyen deodorantlar kullanmakta fayda var.

Propylene Glycol (PEG) bu maddede rujlarda, güneş kremleri ve banyo malzemelerinde yer alabiliyor.

Nemlendirici özelliğinden dolayı ürünlerin kurumasını engellemek amaçlı kullanılıyor.
Karaciğer ve böbrek üzerinde zararı olan ve deri, gözü tahriş edebilen bir maddedir.

Alpha-Hydroxy Acids (AHA) maddesi ise kozmetikte sıkça karşımıza çıkıyor.

Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alabiliyor.
AHA ölü deriyi soyan bir maddedir ve uygulama sonrası derinin güneş ışığına %50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızının arttığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği biliniyor.

SLS/SLES yani Sodium Laureth Sulfat ne yazık ki bir çok üründe karşımıza çıkan demirbaş maddelerden diyebilirim.

Bazı ürünlerde türevleri de yer alabiliyor ammonium laureth sulfate, sodium lauryl ether sulfate olarakta görebiliyoruz.
Bu maddenin ekstra bir temizleyici özelliği yok şampuan, duş jeli, traş köpüğü, diş macunu, cilt temizleme jelleri vb. ürünlerin daha fazla köpürmesi için kullanılıyor ama bazı nemlendiricilerde de sls bulunabiliyor.
Hatta halı şampuanları, oto şampuanları, bulaşık makinesi deterjanları, leke çıkarıcılar
Peki neden firmalar sls'yi kullanıyor derseniz çünkü üretimi ucuz, köpük miktarını arttırıyor ve emülsiyon özelliğinden dolayı fazla yağı ve kiri saçtan, deriden atıyor.
Bu maddenin ne gibi zararları var derseniz; çocuklarda göz gelişimini engelleyebiliyor, derinin zarar görmesine yol açıyor, cildin nemini kaybettirerek ciltte kuruluğa sebep oluyor, kalp ve ciğer gibi organlara gittiğinde iltihaba yol açabiliyor.
Dahası kök hücrelere zarar vererek saç dökülmesine yol açıyor ve son olarak aşırı cilt hassasiyetine, alerjiye neden oluyor.

Kurşun ise malesef bir çok makyaj ürününde yer alıyor hatta mineral içerikli bazı ürünlerde bile karşımıza çıkabiliyor.

Kısaca piyasada ki rujların yaklaşık %60'ı kurşun içeriyor, göz farları, pudralar vb. bir dolu makyaj ürününün kurşun ihtiva etme riski var.
Yani ucuz markalar kurşun içerir high end ürünler içermez diye bir kaide yok.

Dioksin maddesi ise her gün kullandığımız bazı ürünlerde karşımıza çıkıyor.

Bu madde kağıt sanayisinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor.
Yani evlerimizde kullandığımız tuvalet kağıtlarında, kağıt havular, peçeteler, bebek bezleri, kağıt tabak ve bardaklar, tamponlar, hijyenik pedler, kahve filtreleri, süt ve meyve suyu kartonlarında çok düşük dozda da olsa bir miktar diokstin bulunmakta.
Ve ABD çevre koruma ajansı (EPA) dioksinleri ''olası insan kansorejeni'' sınıfına almış bulunmakta.

Bir başka hayatımızın içerisinde olan madde ise ki kozmetikle çok alakası yok ama yinede yazmak istedim.

BPA yani Bisphenol A bu madde nelerde mi var en başka plastik su şişeleri, biberonlar, bazı gıda kapları, konserveler, kutu içecekler, CD'ler, elektronik eşyalar, diş dolgu malzemeleri, plastik mutfak malzemeleri vb. bir dolu yerde karşımıza çıkıyor.
Gerçi artık biberonların çoğu BPA içermiyor ama yine de bebeklere biberon, suluk alırken dikkatli olmakta fayda var.
Hatta öyle ki İsveç'te 3 yaşın altında çocukların kullandığı gıda ambalajlarında kullanılması yasaklanmış bulunmakta.

Dioksin ve BPA için diyebileceğim tek şey sanırım en azından cam şişe kullanmak, birkaç yıldır karton kutu süt, meyve suyu almak yerine cam şişede satılanları tercih ediyorum.

Kutu kola vs. almıyorum hatta son 1 yıldır asitli içecek tüketimini minimuma indirdim.
Konserve zaten alan biri değilim evde kendi konservesini yapanlardanım, kağıt bardakta asla sıcak çay, kahve tüketmem.
En azından birkaç zararlı üründen uzak durmak bile iyidir çünkü hepsini kullanmayıp, kaçmak imkansız gibi gözüküyor.:/

*****


Ürünlerin içerik listesinde maddeler yoğunluk oranına göre sıralanıyor bunu da hatırlatayım.


Biraz karamsar bir yazı oldu farkındayım bu yazıyı okuyunca hiç mi temiz ürün yok diyebilirsiniz.

Benim bu yazıyı yazmamda ki sebep mutlaka bir ürün alırken arkasında ki içerik yazısını okunmasının önemini hatırlatmak.
Bir çoğumuz bende dahil bazen ambalajın güzelliğine, bazen markanın ismine aldanıp içeriğine bakmadan alıveriyoruz.
İşte hatayı burada yapıyoruz mutlaka içerik bilgilerini okumalıyız evet tüm bu maddelerden kaçamayız ama en azından içeriği daha temiz ürünler alarak sağlığımızı tehlikeye atmamış oluruz.
Renkli kozmetikte zararlı içeriklerden kaçmak çok zor açıkcası her gün makyaj yapan birisi olmadığım için önceliğim daha çok günlük kullandığım bakım ürünlerinin içeriğinin olabildiğince temiz olması.
Tüm kullandığım ürünler temiz olmasa da elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.


Son bir şey eğer alacağınız ürünlerin içeriği nasıldır, zararlı madde oranları nedir öğrenmek istiyorsanız www.cosdna.com sitesini öneririm.

Merak ettiğiniz ürünün adını yazıp search ederek içerikleri ve yanlarında yer alan kırmızı - sarı - yeşil gibi ibareler ile içeriğinin ne kadar zararlı veya olabildiğince iyi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Her ne kadar cosdna %100 güvenilir olmasa da yine de ilk baktığım sitelerden bir de www.paulaschoice.com var bu sitenin de beautypedia bölümü var.
Burada hem ürün yorumları hem de içerik bilgileri yer alıyor zaten paulaschoice'da 45.000 ürün hakkında yorum, bilgi bulabiliyorsunuz.
Eğer ki cosdna, paulaschoice gibi başka siteler varsa bildiğiniz yorum olarak bırakırsanız sevinirim.:)


21 Nisan 2015 Salı

Fondötenimiz Nasıl Pürüzsüz Durur!


Görsel alıntıdır.

Pürüzsüz gözüken bir ten her kadının istediği birşeydir bunun için de fondötenimizin pürüzsüz, mükemmel durması gerekir.
Peki cildimizde ki tüm kusurların kapandığı, kadife gibi gözüken bir cilt için neler yapmalıyız, fondötenimizi nasıl uygulamalıyız?

Önce cildimizin temiz olması gerekiyor ve mutlaka yaz olsun kış olsun nemlendirici sürmeyi ihmal etmiyoruz.
Özellikle kuru ciltler mutlaka fondöten öncesinde cildini iyice nemlendirmeli ki fondöten pul pul kötü bir görüntü oluşturmasın.
Ve mutlaka nemlendiriciyi sürdükten sonra cildimizin emmesi için 3-4 dakika kadar bekleyin ondan sonra ten makyajına başlayın.
Tabi bir de mutlaka haftada iki kez cildimize peeling yapmayı, nem maskesi uygulamayı ihmal etmemeliyiz.
Eğer ki yağlı bir cildiniz varsa kil maskesi de önem arz ediyor.
Ben her gün yoğun ten makyajı yapmadığım için fondöten kullanacağım zaman mutlaka öncesinde Clinique 7 day scrub ile cildimi arındırıyorum.
O kadar hafif yapılı bir ürün ki granülleri az, yapısı kremsi bu yüzden cildimi çizmeden temizliyor.
Ve peeling sonrası fondötende cildimde çok güzel duruyor.

Eğer ki cildiniz yağlı veya yağlıya dönük karma ise primer yani baz kullanmanızda fayda var.
Bir çok markanın bazları mevcut cildim yağlı olmadığı için pek baz kullanmıyorum sadece özel günlerde ve yaz aylarında kullanıyorum.
Primer'lar gün boyu cildin yağ dengesini kontrol altında tuttuğu için makyajın kalıcılığını da arttırıyor.
Makyaj bazları yağlı ciltler de parlamayı önlemesi, yağlanmayı kontrol altına alması için kuru ciltler de ise canlandırma için kullanılıyor.
Ama tüm cilt tiplerinde makyaj bazları ten makyajının kalıcılığını arttırıyor.
Tabi bir çoğunun içeriğinde silikon ve türevleri var çoğunluğu kadifemsi his bırakıyor ama artık renkli nemlendirici düzeyince renk veren, oldukça yüksek spf yani güneş koruması içeren bazlar da var.
MAC, Make Up Forever, Sephora, Benefit vb. bir dolu markanın bazları oldukça popüler uygun fiyatlı olarak The Balm, Flormar, L'oreal gibi markalarında makyaj bazları oldukça iyi iş görüyor.

Ve fondöten öncesinde mutlaka cildimizde ki kusurları iyi bir concealer ile kapatmalıyız.
MAC'in Studio Finish kapatıcısı ciltte ki lekeleri kapatmak konusunda biçilmiş kaftan diyebilirim.
Mükemmel bir kapatıcılığı var ve sonrasında üzerine fondöteninizi sürdüğünüz zaman ortaya lekesiz, güzel bir cilt çıkıyor.
Ama bu kapatıcı göz çevresi için oldukça yoğun ve kalın yapılı kalıyor fakat ciltte ki leke ve kusurları kapatmak konusunda çok iyidir.
Tabi mutlaka göz altlarımızı da daha hafif yapılı bir concealer ile kapatmayı unutmuyoruz.

Gelelim fondöten seçimine bunun için öncelikle cildinizi iyi tanımanız gerekli yani cildiniz yağlı mı, kuru mu, karma mı işte ona göre seçiminizi yapmalısınız.
Yağlı ciltler yağsız, mat (oil-free, matte) fondötenleri, kuru ciltler daha nemlendirme özelliği yüksek olan, yağ bazlı hatta mineral içerikli fondötenleri tercih etmeliler.
Eğer ki kuru cildiniz varsa mat duran fondötenlerden uzak durun çünkü kuru ciltte ki tüm kusurları ortaya çıkaraktır dahası cildinizde pul pul bir görüntüye sebep olacaktır.
Ve yağlı ciltler ise ışıltılı bitişi olan fondötenlerden uzak durmalı çünkü bu tarz fondötenler zaten yağlı olan cildinizi daha parlak ve yağlı gösterecektir.
Bir başka önemli nokta ise doğru renk seçimi, cilt tonunuzdan daha koyu veya daha açık renkte fondöten kullanmamalısınız.
Çünkü fondöten cildinizde ne kadar doğal durursa o kadar cildinizde makyaj yok gibi bir görüntü ortaya çıkacaktır.
Tabi bir de cildiniz sorunsuz ve kapatılacak leke vs. yoksa hafif yapılı, kapatıcılığı az olan fondötenleri ama tam tersi cildiniz sorunlu ise, kapatılacak lekeler, renk eşitsizlikleri varsa kapatıcılığı yüksek fondötenleri tercih etmelisiniz.

Bir diğer önemli mevzu da fondöteni ne kadar çok sürersem cildimde ki kusurları o kadar kapatır deyip bolca uygulamamalısınız.
Önemli olan fondöteni cildinize dengeli uygulamak ve mutlaka fırça veya makyaj süngeri kullanmalısınız o zaman daha doğal ve homojen bir görüntü ortaya çıkacaktır.
 Fırça ile fondöteni uygularken bastırmadan hafif, pıt pıt hareketleriyle uygulamalısınız aksi takdirde cildinizde fırça izleri olacaktır. 

Ve son aşama ise pudra ile makyajımızı sabitlemek.
Kabarık bir fırça ile toz veya sıkıştırılmış yapıda transparan ve parlamayı kontrol altına alma, makyajı sabitleme özelliği olan bir pudra ile özellikle t bölgemize sürerek makyajımızı noktalıyoruz.


Biraz uzun bir yazı oldu ama bu adımları uygulamak pek uzun sürmüyor.:)
Son olarak diyeceğim her gün cildinizi makyajla, yoğun fondöten ve pudralar ile yormamanızdır.
En azından hafta sonları cildinizi dinlendirin ve cilt bakımına özen gösterin.
Cildinize ne kadar iyi bakarsanız makyaja olabildiğince az gerek duyarsınız.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Yves Rocher Rujlarım



Yves Rocher'ın makyaj ürünleri arasında en sevdiklerim açık ara rujları diyebilirim.
Rujlarının ardından asansörlü göz kalemleri ve göz farları geliyor.:)
Benim elimde ise YR'den 3 adet ruj bulunuyor ve üçü de farklı serilerden.
YR'den ilk aldığım ruj ortada ki zaten ne kadar çok kullandığımı da görüyorsunuz bitmesine oldukça az kaldı.
Kırmızı ve sarı ambalajlı olanları ise birer hafta arayla aldım ve onların da yapılarına bayıldım.
3 rujun da nemlendirmesi çok başarılı, dudakları asla kurutmuyorlar, kalıcılıkları çok iyi değil yani birşey yenilip, içilmediği zaman 2-3 saat silinmeden, bozulmadan kalıyor.
Nemlendirmeleri başarılı ama asla dudak çizgilerine dolmuyor, doğal bir duruşları var.

Soldan başlarsak:

Ultra Yoğun Renkli Kalıcı Ruj - 71 Rose Poudre: Tam yaz rengi, canlı bir pembe ama dudakta asla cart durmuyor.
Yves Rocher bu ruj için 6 saat kalıcı desede benim dudağımda en fazla 3-4 saat kalıyor.
Bu seriden belki bir başka renk daha alabilirim çünkü kadife gibi bir ruj resmen sürerken dudağınızda kayıyor.

Saten Dokunuşlu Ultra Nemlendirici Ruj - 61 Rose Galicia: Pembe-şeftali arası bir rengi var ben hem yaz hem kış kullanmayı çok seviyorum.
Bu ruju alalı 2 yıl oldu ve aldığımdan beri sıkça kullandım, kullanmaya da devam ediyorum.
Özellikle şeftali tonlu allıklarla kullanmayı seviyorum çok doğal duruyor.
Ki içerisinde hafiften bir ışıltı var ama asla rahatsız edici ve günlük makyajda kullanmaya engel değil.
Bu rujun da dudakları nemlendirmesi çok iyi, kalıcılığı orta diyebilirim.

Ultra Parlak Ruj - 21 Litchi: Yves Rocher'ın paraben içermeyen tek ruju, gloss yapısında olan, ambalajında ki rengi çok hafif veren bir ruj ama yapısına bayıldığımı söyleyebilirim.
Sim vs. içermiyor ama bir lip gloss gibi parlak duruşu var hem bende ki rengi hem diğer renkleri oldukça canlı ilk önce ayy çok canlı kullanamam diyebilirsiniz ama sürünce verdiği hafif rengi çok seveceksiniz.
Ne kadar çok sürerseniz rengi o kadar yoğunlaşıyor yapısı gloss gibi olduğu halde asla dudakları yapış yapış yapmıyor.
Nemlendirmesi oldukça iyi, kalıcılığı eh işte diyebileceğim bir ruj özellikle tam yazlık açıkcası bu seride ki diğer renklerde de gözüm var.

İşte elimde ki Yves Rocher rujlar ve kısaca kendileri hakkında düşüncelerim böyle fiyatlarına gelirsek indirimsiz fiyatları 43 ila 48 lira arasında değişiyor.
Ama %30-%40 indirimde çok daha uyguna alabilirsiniz.