15 Nisan 2012 Pazar

Kozmetik Ürünlerdeki Zararlı Maddeler

Malum bir süredir paraben mevzusu var kimi çok zararlı asla paraben içeren ürün kullanmayın derken kimi de ürünlerin raf ömrü için paraben gerekli diyor.
Peki kullandığımız kozmetik ürünlerde ki tek zararlı madde paraben mi hayır vücudumuz için bir dolu zararlı madde mevcut işte hangi ürünlerde ne gibi zararlı maddeler var internette biraz araştırıp bir liste yaptım.
Bu arada eminim bir çoğumuz aşağıda adı geçen zararlı maddelerin olduğu ürünleri mutlaka kullanıyordur açıkcası bundan sonra elimden geldiğince aldığım ürünlerin içeriklerine daha dikkat etmeye çalışacağım.

Diş Macunları: Fluorin, sodyum florid, sodyum lauryl sulfat, triklosan

Ağız Yıkama Suları: Sodyum lauryl sulfate, tatlandirici, alkol

Oje: Dietanolamin, propilen glikol, hindistan cevizi yagi, formaldehit, fitalatlar     

Şampuan: Sodyum lauryl sulfate, benzoik, benzyl dietanolamin, formaldehit, triklosan, paraben

Banyo Köpüğü / Duş Jeli : Dietanolamin, propilen glikol, sodyum lauryl sulfate, paraben          

Deodorant: Alüminyum, bütan, propan, propilen glikol, talk pudra, paraben

Allık: Talk pudra, titanyum dioksit, paraben          

Fondöten: Mineral yag, petrolatum, talk, paraben

Ruj: Lanolin, propilen glikol, bütilparaben, Propylene Glycol (PEG), mineral yağ, paraben

Aseton: Aseton toksik madde

Saç Boyası: Peroksit, Phenylenediamine

Sabun: Propilen glikol, formaldehit           

Tüy Dökücü Kremler: Arsenik, Tioglikolik asit

Nemlendiriciler, losyonlar, tonikler, maskeler, makyaj temizleyiciler: Alpha-Hydroxy Acids (AHA), paraben, Sodium Lauryl Sulfate (SLS), Mineral yağ, fitalatlar,

Güneş Kremleri: Propylene Glycol (PEG), paraben, Ethyl Hexyl Metoxy Cinnamate

Şimdi bu maddeler nedir ne gibi zarar verir diyorsanız işte zararları:

Alpha-Hydroxy Acids (AHA): Nemlendirici, tonik, temizleyici, maske, yaşlılık lekelerini yok edici ürünlerde yer alan bir maddedir. AHA, ölü deriyi soyan bir madde olarak bilinir. Ancak uygulama sonrası derinin güneş ışığına % 50 daha fazla hassasiyet gösterdiği, derinin yaşlanma hızını artırdığı ve olası deri kanseri gelişimine neden olabildiği bilinir.

Formaldehit: Tırnak cilası, şampuan, sabun, deri kremlerinde yer alır. Bu yüksek tahriş edici ajan, deriden emildikten sonra alerjik reaksiyonlara, baş ağrısına ve hatta astıma neden olabilir. İçerik listesinde sıklıkla adı “formalin” diye ifade edilir. Japonya ve İsviçre’ de kozmetik amaçlı kullanımı yasaklanmıştır.

Propylene Glycol (PEG): Güneş kremleri, ruj ve banyo malzemelerinde yer alır. Endüstride anti-freeze olarak kullanılan maddenin içeriğinde de yer alır. Nemlendirici özelliği nedeniyle ürünlerin kurumasını önlemek amacıyla kullanılır. Ancak karaciğer ve böbrek üzerinde zararlıdır, deri ve gözü tahriş eder. Yüksek miktarda alındığında santral sinir sistemini baskılamakta ve daha az efektif çalışmasına neden olmaktadır. Bunun yerine gliserinli veya sorbitollü ürünler tercih edilebilir.

Sodium Lauryl Sulfate (SLS): Banyo köpüklerinde, diş macunlarında, şampuanlarda ve losyonlarda bulunur. Gerçekte bir makina yağıdır. Bu deterjanın beyine, kalbe ve karaciğere kolaylıkla girdiği ve bağışıklık sistemini bozduğu gösterilmiştir. Gözde tahrişe, deride döküntülere ve alerjik reaksiyonlara neden olur.

Talk: Makyaj ve vücut pudralarında bulunur. Talk, kayalarının kazınması ve sonrasında işlenmesiyle elde edilen bir mineraldir. İşleme esnasında bir dizi eser minerallerden arındırılırken asbest ile benzer özellikte olan küçük lifler ayrılmaz. Akciğer hastalıkları yapabileceği ve eğer genital bölgede kullanılırsa başta kısırlık olmak üzere üreme bozuklukları yapabileceği bilinmektedir. Yumurtalık kanseri ile ilişkilendirilmiştir.

Mineral yağ: Makyaj temizleme solüsyonları, ruj ve losyonlarda yer alır. Petrol türevi olan bu madde gözeneklerin tıkanmasından kansere kadar birçok durum ile ilişkilendirilir. Yoğunluğu, derinin nefes almasını engeller.

Methyl Methacrylate: Tırnak bakım ürünlerinde bulunur. Mantar enfeksiyonlarına ve tırnakta deformitelere neden olur. Uzun süreli maruz kalınmalarda, göz, deri ve akciğerleri tahriş edici eder, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını bozar ve üreme problemlerine yol açar.

Fitalatlar: Tırnak cilası, saç spreyi ve losyonlar içinde sunulan fitalatlar, kremsi, ipeksi dokuyu sağlarken bir plastisizer olarak da plastiğe esnekliği kazandıran bir maddedir. Bazı fitalatların kanserojen olduğu, karaciğer, akciğer ve üreme organları üzerinde zararlı etkilerinin olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Aynı zamanda doğmamış erkek çocuklarının cinsiyet gelişiminde de olumsuz etkileri vardır. Kozmetiklerde bulunan iki fitalatın (dibutyl ve diethylhexyl), Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımı yasaklanmıştır.
Oyuncaklar, vinil yer döşemeleri, duvar boyaları, deterjan, nemlendirici yağlar, gıda paketleri, kozmetikler, kan tüp ve torbaları, tırnak cilası, oje, saç spreyi, sabun ve şampuanlarda kullanılan bir grup kimyasallardır. Kozmetiklerde dibutylphthalate ( DBP ), dimethylphthalate ( DMP ), and diethylphthalate ( DEP ) kullanılır. Kozmetiklerde % 10’dan az oranda bulundurulması gerekir.


Parabenler: Birçok kozmetikte çeşitli kimyasallar yer alırken en fazla endişe duymamız gerekeni parabenlerdir. Parabenler, raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılır. Makyaj temizleme losyonlarında % 99 yer alır. Kozmetik ürünlerinde propylparaben, methylparaben ve buthylparaben birlikte kullanır. Parabenler vücutta östrojeni taklit eden madde olarak bilinir. Vücutta hormanal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması özellikle öströjen hormonuyla artan göğüs kanserinin yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Göğüs dokusundaki yoğun yağ oranı vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve göğüs kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına sebep olmaktadır. Erkek üreme fonksiyonlarında da olumsuz yan etkiler vardır.
Parabenler kozmetiklerde oldukça yaygın kullanılan koruyuculardır. Kozmetiklerde sıklıkla metilparaben, propilparaben ve bütilparaben kullanılır. Kozmetiklere konan paraben gibi koruyucu maddeler kozmetiklerde mikroorganizamların üremesini engellerler. Koruyucular, kozmetiklerde mikroorganizma üremesini engelleyerek, kozmetiklerin güvenli kullanımımı sağlarlar. Yüksek koruyucu aktivitesi olan parabenlerin, karışım olarak kozmetiklerde düşük konsantrasyonlarda kullanımına izin verilir. Parabenler, kozmetiklerde bulunduğu gibi, gıda ve ilaçlarda da bulunurlar. Kozmetiklerden, makyaj malzemeleri, nemlendiriciler, saç kozmetikleri, tıraş ürünleri ve bir çok diğer kozmetik paraben içerir. Son zamanlarda üretilen popüler deodorant ve antipersipirantlarda paraben bulunmamaktadır. Bir kozmetik ürün içeriğine bakıldığında paraben; metilparaben, propilparaben, bütilparaben ve etilparaben şeklinde bulunur. Amerika Birleşik Devletleri’ nde renklendirici katkı maddeleri dışındaki kozmetik içerikler FDA tarafından onaylanmamıştır. Birkaç madde dışında kozmetik üreticileri her türlü içeriği kullanabilmektedirler. 1984 yılında metilparaben, propilparaben ve bütilparabenin kozmetiklerde % 25’ in altında kullanımı güvenli olduğu yayınlanmıştır. Genellikle parabenler kozmetiklerde, % 0.1 to 0.3 oranında kullanılmaktadırlar. 2004 yılında yapılan bir bilimsel çalışmada, parabenler meme tümörü dokusunda saptandı. Bu çalışmada parabenlerin östrojen benzeri etkileri olduğu ve bununda meme kanserini tetiklediği düşünüldü, fakat normal dokuda paraben düzeyine bakılmadığı için bu hipotez ispatlanamamıştır. Gerçekten de parabenler, insanda bulunan doğal östrojenden daha az östrojenik aktiviteye sahiptir. Örneğin en kuvvetli östrojenik etkiye sahip bütilparaben, doğal östrojene göre, 10.000- 100.000 kez daha az etkiye sahiptir. Ayrıca kozmetiklerde çok düşük oranda paraben bulunmaktadır.

Civa bileşikleri: Civa bileşikleri deriden emilerek, vücutta bir takım reaksiyonlara neden olabilir. Allerjik reaksiyonlara, deride tahrişe ve sinir sitemine toksik neden olabilir. % 0.0065 oranını geçmemek şartı ile, göz kozmetiklerinde kullanımına izin verilmiştir ve ancak etkin ve güvenilir bir koruyucu bulunamadığında kullanılır.

Heksoklorofen: Toksik etkileri ve deriden emilebilirliği nedeni ile, alternatif koruyucular etkili olmadığında; heksaklorofen kullanılabilir. Konsantrasyonu % 0.1' i geçmemelidir. Dudak ve ağız içine uygulanan ürünlerde kullanılmamalıdır.

Triklosan: Triklosan kozmetiklerde bakteri üremesini engellemek için kullanılır. Antibakterial sabunlar, vücut temizleme ürünleri ve bir çok kozmetik triklosan içerir. Triklosanın insanlar üzerinde bir zararı saptanmamakla birlikte, hayvan çalışmalarında hormonlar üzerine etkisi olabileceği gösterilmiştir. Ayrıca bazı çalışmalarda triklosan kullanımının bakteriler üzerindeki antibiyotik etkisini azalttığı gösterilmiştir. Amerikada yağılan çalışmalarda, triklosanın diş macunlarında kullanımının diş eti iltihabını engellemesi dışında, diğer kozmetiklerde ( özellikle antibakteriyal cilt temzileyicileri ) kullanımının faydası görülmemiştir. Bu nedenle Amerika’da triklosan içeren temizleyicilerin kullanımı önerilmemektedir.
Diş macunlarında, sabunlarda, şampuanlarda ve ev temizlik ürünlerinde kullanılır. Bu kimyasal, son derece karsinojen (kanser yapıcı madde) olup çok az bir miktarı bile vücuda alındığında soğuk terlemeler, dolaşım sorunları ve hatta koma gelişebilir.

Alüminyum: Deodorantlarda yer alır. Meme kanseri gelişimine neden olabilir.

Phenylenediamine: Saç boyalarında bulunur. Karsinojen olabilir.

Ethyl Hexyl Metoxy Cinnamate: Güneş kremlerinde bulunan UVB filtresinin insanlarda östrojen salgısını arttırıyor. Östrojen salgısının artması kadınlarda meme kanserine, erkeklerde performans düşüklüğü, ses incelmesi, erkek çocuklarda ise meme büyümesi, ses incelmesi yapar.



Kozmetiklerde Kullanılması Yasak Olan Maddeler Bithionol: Fotokontakt ( güneş ışığına çıkıldığında alerji olması durumu ) alerjiye neden olduğu için kullanımı yasaktır.
Kloroflorokarbon içeren aeresoller: Kloroflorokarbonlu aerosollerin parfüm ve deodorantlarda kullanımı yasaktır.
Kloroform: Hayvanlar üzerinde kanserojen etkisi gösterildiğinden ve insanlarda da kanserojen olabileceğinden yasaklanmıştır.
Halojenli salisinilidler ( di-, tri-, metabromsalan and tetrachlorosalicylanilide ): Bu ajanlarda fotokontakt duyarlanma yaparlar, yani güneşte kalındığında hassasiyet oluştururlar.
Metilen klorid: Hayvanlar üzerinde kanserojen etkisi gösterildiğinden ve insanlarda da kansere neden olabileceğinden yasaklanmıştır.
Vinil klorid: Aeresollerde bulunan bu ürün, kanserojen olduğu için kullanılmamaktadır.
Zirkonyum içeren kompleksler: Aerosollerde bulunan bu içerik, karaciğerlerde granülom oluşumu yapabilir.

Güncel Bir Uygulama: Brezilya Fönü: Son zamanlarda oldukça yaygın olarak rastlanan bu uygulamada kullanılan kozmetiklerin içindeki, " Formaldehid " oranının; kanserojen olabileceği, gözlerde ve deride alerjik reaksiyonlar, göğüs ağrısı, solunum sistemi - sinir sistemi problemleri, kusma vb. aşırı duyarlılık reaksiyonları yapabileceği bildirilmiştir. Yukarıda bahsedilen güvenilir kuruluşlar içinde yer alan FDA, bu uygulamada kullanılan kozmetikleri onaylamamaktadır.

Zararlı kimyasal koruyuculara karşı başarılı alternatifler olarak görülen bazı maddeler, tümüyle hafif, etkili ve daha az alerjik reaksiyona ve tahrişe neden olurlar; üzüm çekirdeği yağı, phenoxi ethanol, potassium sorbate, sorbic acid, vitamin E (tocopherol), vitamin A (retinyl, vitamin C (ascorbic acid)

Ve son olarak bir ürünü almadan önce mutlaka içeriğini okuyun.
Kokulu ürünlerden özellikle hamilelerin, bebeklerin ve gelişim çağındaki çocukların sakınması gerekir.
Kozmetik ürünlerinizi satış döngüsünün hızlı olduğu yerlerden alın ki, raf ömrünü doldurmamış, bayatlamamış olsun. Uzun süre rafta bekletilmiş ürünlerin kanserojenik reaksiyonların gelişme riskini artırır.
Kişisel bakım ürünlerinizin FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) veya AB standartlarına uygun olmasına dikkat edin.

Kullandığınız ürünlerde zararlı maddeler var mı merak ediyorsanız bu siteden inceleyebilirsiniz www.cosdna.com
Kaynaklar: Hurriyet, aysenuryazici.com, kozmodermo.com

Oldukça uzun bir yazı oldu eğer vakit ayırıp okuduysanız teşekkürler.

0 yorum:

Yorum Gönder